Hindistan'dan Alacağınıza Yozgatlı Çiftçiden Alın!

YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TBMM 28. Dönem 4. Yasama Yılı kapanışında AKP iktidarının yasama ve denetim performansını sert bir dille eleştirdi.

YouTube
17:18
Gökhan Günaydın'dan TBMM Bilançosu: AKP İktidarının Yasama ve Denetim Karnesini Açıkladı

TBMM'de 28. Dönem 4. Yasama Yılının sonuna gelinirken YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, meclis çalışmalarına ve yasama performansına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. AKP iktidarının kanun teklifleri, denetim önergeleri ve yargısal süreçlerdeki tutumunu istatistiklerle eleştiren Günaydın, mecliste çoğulculuğun yok edildiğini ve tarım politikalarında yerli üreticinin mağdur edildiğini savundu.

"ÇOĞUNLUK BAŞKA, ÇOĞULCULUK BAŞKA"

10,5 aylık çalışma dönemini özetleyen Günaydın, AKP'nin sunduğu 33 kanun teklifinden 29'unun yasalaştığını, buna karşın muhalefet partilerinin sunduğu 459 tekliften hiçbirinin kabul edilmediğini vurguladı. Torba kanun yöntemiyle yasama tekniğinin ihlal edildiğini belirten Günaydın, Anayasa Mahkemesine yapılan 101 başvurunun sonuçlarına dikkat çekerek çıkarılan yasaların anayasaya aykırılık oranının yüksekliğini dile getirdi.

"BU NASIL BİR MECLİS BAŞKANLIĞI?"

Meclisin denetleme işlevinin tamamen etkisizleştirildiğini belirten Günaydın, muhalefetin verdiği 1.195 araştırma önergesinin hiçbirinin kabul edilmediğini hatırlattı. Verilen 12 bin 347 soru önergesinin ise %58'inin hiç yanıtlanmadığını aktaran Günaydın, bakanlıkların meclise yanıt vermemesine ve Meclis Başkanlığının bu duruma sessiz kalmasına tepki gösterdi. Milletvekili fezlekelerine de değinen Günaydın, milletvekillerinin kürsü dokunulmazlıklarının ihlal edildiğini vurguladı.

"HİNDİSTAN'DAN MERCİMEK ALACAĞINIZA YOZGAT'TAKİ ÇİFTÇİNİN MERCİMEĞİNİ NİYE ALMIYORSUNUZ?"

Yozgat ziyaretindeki gözlemlerini aktaran Günaydın, yerli üreticinin yaşadığı zorlukları meclis gündemine taşıdı. Türkiye'nin yeşil mercimek ithalatına yıllar içinde 448 milyon dolar ödediğini vurgulayan Günaydın, Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) Yozgatlı çiftçinin ürününü almadığını ve üreticinin geçen yıl 40 liraya sattığı ürünü bu yıl 25 liraya bile satamadığını belirterek iktidarın tarım politikalarını eleştirdi.

💬 YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'ın konuşması;

Teşekkür ederim Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım.

Evet, 1 Ekim 2025 tarihinde başlayan 28. Dönem 4. Yasama Yılının artık sonuna geliyoruz. 10,5 aylık bir çalışma dönemi Türkiye Büyük Millet Meclisinde tamamlanıyor. Peki ne yapmışız? Yapabildiklerimiz ve yapamadıklarımız bir özeti hak ediyor herhalde.

Kanun tekliflerine baktım; bugüne kadar, yani 1 Ekim 2025'ten bu yana AKP 33 kanun teklifi vermiş, bunlardan 29'u kanunlaşmış. Diğerleri ise 459 kanun teklifi vermiş, kanunlaşan sayı sıfır. Şimdi "diğerleri" parantezine kimleri alıyoruz, bir bakalım: DEM, Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, İYİ Parti, Yeni Yol Partisi, bağımsız milletvekilleri, Hür Dava Partisi, Yeniden Refah Partisi, Emek Partisi, Saadet Partisi, Demokratik Sol Parti, Demokrat Parti, Gelecek Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Demokratik Bölgeler Partisi ve böylece devam ediyor.

Şimdi Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunsun bulunmasın tüm siyasal partilerin verdiği 459 kanun teklifinden kanunlaşan bir tane bile yok. AKP grubunun ise 33 teklifinden 29'u kanunlaşmış. Biz buraya demokratik meclis diyoruz, öyle mi? Diyebilirsiniz ki "Çoğunluk bizde." Çoğunluk başka, çoğulculuk başka. Siz diyorsanız ki "Her şeyi biz doğru getiririz, muhalefetin getirdiği hiçbir şey doğru değildir", sokaklar ve millet böyle demiyor. Çünkü millet diyor ki: "Bizim ihtiyacımız olan kanunlar geçmiyor, orada bürokratik işlemlerle uğraşıyorsunuz." İşte bu, bizim size tuttuğumuz aynadır; sadece bizim değil, milletin de size tuttuğu aynadır.

Nasıl getirdiniz kanunları? Bir kanun yapma tekniğine aykırı ne varsa, aynı yöntemleri sonuna kadar ve tüm ikazlara rağmen kullanarak getirdiniz. Torba kanunların içerisine bütün kanunları doldurdunuz. Türkiye'nin en deneyimli hukukçuları, hangi kanunda hangi değişiklik yapıldığını torbaların içine bakıp süzme ve onları kendi kanunlarına işleme konusunda çok büyük sıkıntı yaşıyorlar. Adeta kanunları basılamaz, dijital ortamda özgün olarak halka sunulamaz hale getirdiniz; bu da sizin başarınızdır.

Peki, biz 28. Dönem boyunca, yani 4 yıl boyunca Anayasa Mahkemesine kaç başvuru yapmışız? 101 başvuru yapmışız. Yani çıkardığınız 101 kanunun Anayasaya aykırı olduğunu düşünerek Anayasa Mahkemesine götürmüşüz. Bunlardan 29'unda AYM ret vermiş, 4'ünde iptal vermiş, 23'ünde kısmi iptal vermiş, henüz 43'ü ise yanıtlanmamış. Yani görülüyor ki Anayasa Mahkemesi de çıkardığınız her iki yasadan en azından birine yakınının Anayasaya aykırı olduğunu saptamış ve ortaya koymuş.

Yasal boyutu böyle. Peki, Meclisin bir de denetleme işlevi var değil mi? Denetleme işlevini araştırma önergeleriyle, soru önergeleriyle ortaya koyuyoruz. AKP'nin geride bıraktığımız dönemde iki tane araştırma önergesi var. Bunlardan bir tanesi okul saldırısı, bir tanesi de suça sürüklenen çocuklar. Bu ikisini biz komisyona çevirmişiz. Çünkü artık toplumda öyle büyük bir infial oluşmuş ki bunun araştırılmaması kabul edilebilir bir şey olmazdı. "Toplum bizi ayıplar" diye zorunlu kaldığınız için iki tane komisyon kurmuşuz.

Peki geriye kalan partiler ne yapmış? DEM 413, MHP 5, CHP 541, İYİ Parti 178, Yeni Yol 58 olmak üzere toplam 1.195 araştırma önergesi vermişiz. Bunlardan kabul edilen var mı? Elbette yok. Sürpriz var mı? Elbette yok. İşte sizin demokrasi karneniz, işte size tuttuğumuz ayna.

Soru önergeleri Meclisin bir diğer önemli denetleme mekanizmasıdır. AKP'li üç milletvekili soru önergesi vermiş. Niye vermişler bilmiyorum, vermişler. Diğerlerini yeniden saymıyorum; 12.347 soru önergesi verilmiş. Süresi içinde yanıtlanan yalnızca %5; yani 652 tanesini süresinde yanıtlamışsınız. Henüz hiç cevaplanmayan, süresi geçmiş veya geçmemiş tam 7.131 soru önergesi var. Yani %58'ini hiç yanıtlamamışsınız. Bu nasıl bir bakanlık teşkilatı ki Meclisten gelen soru önergesini cevaplama ihtiyacı duymuyor? Bu nasıl bir Meclis Başkanlığı ki —asıl önemli olan bu— dönüp bakanlığa "Sen kimsin ki Meclisten gelen bir soru önergesini yanıtlamama hadsizliğini kendinde görüyorsun?" diye soru soramıyor?

Şimdi fezlekeler var, burada oturuyoruz. YENİ Parti grubuna ait 91 milletvekiline 282 fezleke gelmiş. Bu 282 fezlekeden 62'si yalnızca tek bir kişiye; YENİ Partinin Sayın Genel Başkanı Özgür Özel'e gelmiş, 62 fezleke. Bu 62 fezlekenin içerisinde ne yapmaya çalıştığınızı biliyoruz. Artık siz bunu öyle bir boyuta getirdiniz ki buraya memleketin barışı ve demokrasisi için bir kanun getirdiğinizi iddia ettiğiniz gün, Özgür Özel hakkındaki fezlekenin içeriğini Cumhuriyet Savcısı basın açıklamasıyla duyuruyor. Arkadaşlar, bu 1930'lar Almanyası'nda olmadı, kendinize gelin. Bu memleket bir muz cumhuriyeti değil. Bu memleketin kuralları var, anayasal bir düzeni var. Siz yok saysanız da o düzen işlemeye ve kendini tamir ederek varlığını sürdürmeye devam edecek.

Şimdi, Sayın Turan Çömez, İYİ Partinin Grup Başkanvekili. Anayasa'nın 83. maddesi burada değil mi? Burada. Hepimizin sıra kapaklarını açtığı zaman elinin altında Anayasa var. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisce başka bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar. Anayasa koyucu bunu o kadar ileriye götürmüş ki haklı olarak "Türkiye Büyük Millet Meclisindeki siyasi parti gruplarınca yasama dokunulmazlığı ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz" diyor. Burada Sayın Turan Çömez bir görüşünü, bir ifadesini ortaya koyuyor; beğenirsiniz beğenmezsiniz, doğru bulursunuz bulmazsınız. Cumhuriyet Başsavcılığının ne haddine ki Anayasa'nın 83. maddesi buradayken bir grup başkanvekili hakkında Meclisteki açıklamalarından dolayı fezleke düzenleyebiliyor?

Diyebilirsiniz ki "Yasama ayrı, yürütme ayrı..." Öyle mi? Adalet Bakanınız ve İçişleri Bakanınız daha bu hafta sonu Esenyurt'ta kaymakamlığı ziyaret etmiş, sonra nereye gitmiş? AKP Esenyurt İlçe Başkanlığına. Biz şimdi bu Adalet Bakanının, HSK Başkanının atadığı Cumhuriyet Başsavcısının yaptığı işin Anayasaya aykırı olduğunu söylüyoruz. Ey, bir ayna daha tutuyorum size. Bu sizi rahatsız ediyor mu, yoksa "Bu bizim partimiz, söylenilen her şey bir kulağımızdan girer diğerinden çıkar" mı diyorsunuz?

Arkadaşlar; dün Yozgat'taydım, dün gece Yozgat'ın Saraykent ilçesine gittim. Yozgat bu memleketin yeşil mercimeğinin önemli bir bölümünü üretir. Aranızda AKP'den Yozgat milletvekili vardır; size katar katar, tren dolusu oy veriyorlar. Yeşil mercimek üretiliyor değil mi? Türkiye şu anda yeşil mercimeği Hindistan'dan ithal ediyor. Örneğin 2025 yılında 29.000 ton üretim olmuş, 28.000 ton ithal etmişsiniz. İktidarınız döneminin başında, 2003'te 55.000 ton üretim varmış, 17.000 ton ithalat varmış. Bugün üretimi 29.000 tona düşürmüşsünüz, ithalatı ise 28.000 tona çıkarmışsınız. Bugüne kadar yalnızca yeşil mercimek ithalatına 448 milyon dolar para ödemişsiniz. Yozgatlılar diyor ki: "Bire beş verimle ancak mercimek alabiliyoruz. Geçen sene 40 liraya sattığımız yeşil mercimeği bu sene 25 liraya satamıyoruz, Toprak Mahsulleri Ofisi de mercimeğimizi almıyor." Arkadaşlar, Hindistan'dan mercimek alacağınıza TMO'yu görevlendirip Yozgat'taki çiftçinin mercimeğini niye almıyorsunuz? Orada da mı bir ithalat lobiniz var? Tüm bunlar bir grubun kendisine tutulan ayna karşısında utanması ve özeleştiri yapması için yeterli nedendir. Yozgatlılara söz verdim; bir AKP milletvekili bunu dile getirmez ama ben yarın Mecliste dile getireceğim. İzliyorlar bizi, bakalım TMO'ya bir görev verebilecek misiniz?

Bu düşüncelerle ekranları başından bizi izleyen aziz halkımızı ve milletimizi saygıyla, büyük bir sevgiyle selamlıyorum. Teşekkür ederim.

Son eklenen içerikler

Etkinlikler, Ziyaretler, Meclis Konuşmaları, Basın Toplantıları, Önergeler, Haberler