Doç. Dr. Gökhan Günaydın
Hakkımda

Doç. Dr. Gökhan Günaydın

"Acemi Kalma Ustası"

Doç. Dr. Gökhan Günaydın

İstanbul Milletvekili Yeni Parti Grup Başkanvekili

Kamu görevlisi bir babanın sık çıkan tayinleri nedeniyle Anadolu’yu adeta karış karış dolaşan bir ailenin içinde büyüdüm. Bu bağlamda ilk, orta ve lise öğrenimimi Zile/Tokat, Sarıkamış/Kars, Tosya/Kastamonu, Aksaray/Niğde, Ereğli/Zonguldak ve Geyve/Sakarya ilçelerinde tamamladım.

Bu sık kent ve okul değiştirmeler, başlangıçta dezavantaj gibi görünse de, çocukluk çağından itibaren ülkeyi farklı bölge ve kültürleriyle tanıma, farklılıkları görme ve saygı duyma ve uyum kapasitesi geliştirme gibi avantajlara sahip olmamı sağladı.   Tüm bu kent ve kasabalarda hala görüştüğüm çocukluk arkadaşlarımın olmasıyla gurur duyduğumu söyleyebilirim.

Dönem aynı zamanda 12 Eylül öncesinin sert siyasetinin yaşandığı günlere tekabül ediyordu. Lisede bir taraftan büyük bir sevdayla futbol oynarken, diğer taraftan duvar gazetesi çıkarıyor, sıklıkla da kendimi sıcak siyasi tartışmaların içinde buluyordum. Çok yönlü okuma alışkanlığımın temelleri bu yıllarda atıldı. Yurtsever, özverili, mesleğine âşık Cumhuriyet öğretmenlerinin heykelimizin yontulmasındaki katkıları her türlü takdirin üzerindedir.

Üniversite sınavlarında, bilinçli bir tercihle ziraat mühendisliği okumak istedim. Bu tercihte, Anadolu’nun değerlendirilemeyen tarım potansiyelini ve kırsal yoksulluğu bizzat gözlemem, bunların çözümüne katkı koyma isteğim başat rol oynamıştır. Bu çerçevede 1981 – ’85 yılları arasında Erzurum’da, Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde eğitim gördüm ve mezun oldum. Ardından bir özel sektör firmasında görev alarak, çok ünlü bir otomobil/kamyon üreticisi şirketin, Aksaray’da kurulan fabrikasında şantiye şefi olarak çalıştım. Bu görev finansal, idari ve insan kaynakları alanında hızla deneyim kazanmama vesile oldu. Askerlik görevimi, toplam 16 ay olmak üzere, Ankara ve Şanlıurfa’da tamamladım. Bu bağlamda tüm Güneydoğu Bölgesini gezme ve ziyaret etme şansı buldum. Henüz su tutmamış Atatürk Barajı’nın zemininde arabayla dolaşırken, “bu benim için sonradan anlatacağım güzel bir anı olacak” diye düşündüğümü dün gibi anımsıyorum.

1988 yılında Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açtığı yazılı sınava katıldım ve kazandım. Hiçbir torpilimiz yoktu, kazandığımıza göre anlaşılan torpil de işlemiyordu. Sınavı kazanan ziraat mühendislerini, Ankara’da iki aylık hububat ve bakliyat eksperlik kursuna tabi tuttular. O kursu birincilikle bitirdim. Kurs sonrası, Çorum’un Alaca ilçesine eksper olarak tayinim çıktı. Alaca küçük bir Anadolu kasabası idi. TMO Alaca Ajansı’nın az sayıda personelinden yalnızca dostluk gördüm. Eksperler, çiftçinin TMO’ya satmak istediği ürünlere, numune alıp hızla analiz yaparak fiyat veren kamu görevlileridir. Kimsenin hakkı kimsede kalmasın düşüncesiyle, toplamı 10 bin tonun üzerinde olan ve kamyonlar ile traktörlerle getirilen buğdayın hem numune alımını hem fiyat verimini gerçekleştirdim, bunu yaparken iki ay süreyle ofisin en fazla 6 m2’lik bir odasında konakladım. Alım dönemi bittiğinde, Ankara’ya servis şefi olarak atamam yapıldı. Babamın Renault marka arabasının bagajı ve arka koltukları kendime göre eşyayla dolu olduğu halde, tek başıma Ankara’ya doğru yola çıktım. Ankara’da tanıdığım kimse yoktu ve bu kentle pek te uyumlu görünmeyen bir araçla Başkent’e giriş yapıyordum.         

Gündemdeki Gelişmeler

Güncel

Son eklenen içerikler

Etkinlikler, Ziyaretler, Meclis Konuşmaları, Basın Toplantıları, Önergeler, Haberler