YENİ Parti'den AKP'ye Uzanır Borsa Vurgunu İddiası: Asrın Soygununu Deşifre Ediyoruz
YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) göz yumduğunu iddia ettiği büyük bir borsa manipülasyonunu gündeme taşıdı. Günaydın, Özata Denizcilik (ÖZATD) hisseleri üzerinden kısa sürede devasa haksız kazançlar elde edildiğini belirterek, sürecin arkasında eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya, eski Başbakan Binali Yıldırım ve eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı gibi AKP'li siyasilerin bulunduğunu öne sürdü.

"ASRIN SOYGUNUNU DEŞİFRE EDİYORUZ"
Günaydın, açıklamalarına çarpıcı bir iddia ile başlayarak eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın, Özata Denizcilik'in 250 bin hissesini 163 milyon liraya aldığını ve sadece 5 ay içerisinde 1.3 milyar TL haksız kazanç sağladığını belirtti. Şirketin yönetim kurulu başkanı Özdemir Ataseven'in siyasi geçmişine dikkat çeken Günaydın, Ataseven'in geçmişte AKP Tuzla İlçe Başkanı olan Şadi Yazıcı'nın yardımcılığını yaptığını ve temelden AKP'li bir yatırımcı olduğunu ifade etti.
"TİCARETTE HIZLA YÜKSELMEK İÇİN SİYASETLE BAĞLARI GÜÇLÜ TUTMAK GEREKİYOR"
Özata Denizcilik'in yükselişinde iki önemli siyasi figürün etkili olduğunu iddia eden Günaydın, yerel siyasette dönemin Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı'nın, genel siyasette ise dönemin Başbakanı Binali Yıldırım'ın ismini verdi. Şirketin, iş cinayetlerinin yoğun yaşandığı bir dönemde Tuzla'dan ayrılarak Yalova'ya geçtiğini ve burada özel bir tahsisle kendi tersanesini kurduğunu aktardı. Ancak asıl büyük kazancın üretimden değil, borsadaki hareketlilikten geldiğini vurguladı.
"VATANDAŞIN GÖRDÜĞÜNÜ SPK NEDEN GÖREMİYOR?"
Şirketin borsadaki hisse verilerine dair rakamlar paylaşan Günaydın, Özata Denizcilik'in fiili dolaşımdaki hisselerinin yüzde 96'sının sadece 5 fonun kontrolünde olduğunu açıkladı. Son 6 ayda hisse değerlerinin yüzde 1.289 oranında fırlayarak şirketin toplam değerinin 292 milyar liraya ulaştığına dikkat çekti. Orta sınıf bir tersanenin bu kadar kısa sürede bu denli değerlenmesinin imkansız olduğunu belirten Günaydın, SPK'yı harekete geçmeye çağırarak meselenin arkasındaki siyasi bağlantıların araştırılması gerektiğini söyledi.