Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'dan Dalaman'da Önemli Mesajlar
Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Dalaman İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen rozet takma töreninde partililerle bir araya geldi. Yoğun bir saha çalışması yürüttüklerini belirten Günaydın, partisinin kuruluş aşamasında yaşadıkları zorlukları, halkın desteğiyle kısa sürede ulaşılan başarıları ve güncel siyasi gelişmeleri çarpıcı ifadelerle anlattı. Konuşmasında parti içi demokrasi vurgusu yapan Günaydın, iktidarın yargı üzerindeki baskılarına da sert tepki gösterdi.
"BİZİ KARPUZ GİBİ İKİYE BÖLECEĞİNİZİ SANDINIZ"
Partisinin kuruluş sürecine değinen Günaydın, 21 Mayıs'ta mahkeme kararıyla karşılaştıklarını ve 24 Mayıs'ta genel merkeze polis girdiğini hatırlattı. Bu süreçte asla pes etmediklerini vurgulayan Günaydın, "Bizi dağıtacaklarını sandılar. Ama halk bizi öyle bir motive etti ki, Lozan'ın 103. kuruluş yıldönümü olan 24 Temmuz'da yeni partimizin mührünü memlekete vurduk." dedi. İktidarın partilerine yönelik hamlelerini sert bir dille eleştiren Günaydın, genel başkanlarının sözlerine atıfta bulunarak "Karpuzun sapı elinizde kaldı, karpuz bizde." ifadelerini kullandı.
"BİRKAÇ AY SONRA 1 MİLYONU TELAFFUZ EDECEĞİZ"
Yeni Parti'nin kısa sürede elde ettiği başarıları rakamlarla paylaşan Günaydın, vatandaşların partiye şu ana kadar 450 milyon TL bağış yaptığını duyurdu. Anadolu'nun dört bir yanından yoğun bir teveccüh gördüklerini belirten Günaydın, bürokratik engellere rağmen 15 günlük kısa bir sürede 350 bin üyeye ulaştıklarını ve birkaç ay içinde bu sayının 1 milyonu bulacağına inandığını söyledi. Günaydın ayrıca, baskılara boyun eğmeyen 236 belediye başkanının Yeni Parti'ye katıldığını da sözlerine ekledi.
"YENİ PARTİ SALTANATA GEÇİT YOK DİYENLERİN PARTİSİDİR"
Türkiye'deki siyasi iklimi ve devam eden davaları da eleştiren Günaydın, Yeni Parti'nin parti içi demokrasiyi tabana yayacağını belirtti. Artık ilçe, il ve genel başkanın doğrudan üyeler tarafından seçileceğini ifade eden Günaydın, "Artık kapalı kapılar ardında onu ayarla, bunu ayarla devri bitti." dedi. Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğuna ve Aziz İhsan Aktaş gibi isimlerin yargılandığı davalara da değinen Günaydın, adalet sistemindeki çifte standarda dikkat çekerek AKP'li belediyelerle iş yapanların değil, muhalefetle çalışanların cezalandırıldığını savundu ve "Türkiye'ye hukuk mutlaka gelecek, o zaman ak kuzu kara kuzu belli olacak." mesajını verdi.
💬 YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'ın konuşması;
Yozgat'taydım dün. İstanbul'da bir emek platformunun güzel bir etkinliğindeydik. Bugün de 750 km araba kullanarak buraya geldim. Diyebilirsiniz ki niye araba kullandım? Çünkü buradan da İzmir'e geçeceğiz. İzmir'de saha çalışması yapacağız. Araç lazım. Dolayısıyla böyle bir şey oldu. Gelirken yolda 42-43 dereceyi gördüm. Dalaman serin. 34-35 derece. Halinize şükredin yani onu söyleyeyim. Fakat havalar ne kadar sıcak, ne kadar soğuk olursa olsun önemli olan bizim yüreğimizin durumu. Yüreğimiz pat pat atıyor.
Arkadaşlar bugün 24 Ağustos. Bakın 24'lerin hayatımızda bazı önemleri var. 21 Mayıs'ta bizim partimize kayyum kararı geldi ve mahkeme bize dedi ki "Siz artık yönetici değilsiniz. Seçilmişleri tanımıyorum. Ben birini atıyorum" dedi. 21 Mayıs, aradan 3 gün geçti. 24 Mayıs'ta genel merkezimize biber gazıyla, plastik mermiyle polis girdi. Eğer o günü hayatım boyunca unutursam kalbim kurusun. Bu kadar açık söylüyorum. Kalbim kurusun unutursam.
24 Mayıs'ta polis girdi. Bizi dağıtacaklarını sandılar. Gerçekten sevgili milletvekilimin söylediği gibi biz derhal örgütlenmeye çalıştık, başladık. Zaten bunun planı vardı elimizde. Ama halk bizi öyle bir motive etti ki "hadi hadi geç kalıyorsunuz, geç kalıyorsunuz" diye. Biz 2 ay sonra bir günü bekledik. Yine 24'ünü bekledik ama Temmuz'un 24'ünü bekledik. Neydi o Temmuz'un 24'ü? Lozan'ın 103. kuruluş yıldönümüydü. Lozan ne demekti? Bu memleketin tapu senediydi. Memleketin tapu senedinin alındığı gün yeni partimizin mührünü vurduk memlekete.
Evet. Demek ki biz 24 Temmuz'da kurulmuş, bugün itibarıyla bir aylık bir siyasi partiyiz. Size bazı şeylerden bahsedeyim. Hani "millet kurdu" diyoruz ya. Milletin kurduğunun acaba bazı işaretleri, simgeleri var mı? Arkadaşlar an itibarıyla bu partiye vatandaşımız 450 milyon TL'lik bağış yaptı. 450 milyon TL. Onların hepsinin alınlarından öpüyorum. Yüreklerinden öpüyorum. Hiç unutmuyorum Tokat'ın Çevrecik kasabasında bir vatandaş önümü kesti. Birkaç ay evvel dedi ki "Sakın paramız yok mazeretinin arkasına sığınmayın. Sakın korkmayın. Sizin için tosun besliyorum" dedi. Anadolu'da bizim için tosun besleyenler olduğu müddetçe kimse bizi yıkamaz.
Evet birinci ayımız doldu ama üye kaydına daha geç başlayabildik. Şahane bir üyelik portalı oluşturduk ama bazı bürokratik nedenlerle belki 15 gün ancak oldu. An itibarıyla 350.000 üyemiz var. Ben inanıyorum ki birkaç ay sonra 1 milyonu telaffuz edeceğiz. Hadi hep beraber hepimizi alkışlayalım mı? 350.000 yürekli insanı alkışlayalım mı?
236 belediye başkanımız Yeni Parti'de. Artık olmadık tehditler, olmadık şantajlar... "Oraya geçersen şöyle olur, burada kalırsan böyle olur." Onlardan 236'sı geldi bizimle beraber oldu. Diğerlerinin de gönlü bizimle beraber. Kısa süre içerisinde bütün bu hareketin sonucunu göreceğiz sevgili arkadaşlar. Peki Yeni Parti niçin kuruldu? Çünkü elimizden partimizi aldılar. Partimize çöktüler. Bunu biliyoruz. Niye bunu yaptılar? %38'le birinci partiydik. "Sandılar ki bu partiye çökersek bunları dağıtırız, parçalanırlar. Böylece bizim vatandaşın rızasını alamamamıza rağmen iktidar olmamız garantilenir." dediler. Sevgili genel başkanımızın birçok özelliği var. Vefalı insan, çalışkan insan. Ama bir meseleyi çok basit anlatma gibi benim çok sevdiğim bir özelliği var. O dedi ki bunu anlatmak için, "Bizi karpuz gibi ikiye böleceğinizi sandınız. Karpuzun sapı elinizde kaldı. Karpuz bizde" dedi. Karpuz bizde.
Peki nedir? Neyle övünüyoruz biz? Mütevazı insanlarız. Hiçbir şeyle övünmeyiz. Ama yürekli olmakla, kararlı olmakla övünürüz. Birileri memlekette saltanatın kaldırıldığının farkında değiller. İstanbul'da dün bir konuşma yaptım. Dedim ki Recep Tayyip Erdoğan bize şunu öneriyor: "Ömrüm yettiğince ben başkan olayım. Benden sonra da mahdum gelsin o başkan olsun." Ben ona hatırlatayım. Bu memleket 100 yıl evvel saltanatı kaldırdı. İşte Yeni Parti, saltanata geçit yok diyenlerin partisidir. Saltanata geçit yok.
Birkaç sözle sözlerimi bitireyim. 2 gün sonra 26 Ağustos'ta üyelik kayıtları... Üyelik kayıtları hep devam edecek ama 26 Ağustos'a kadar üye olanlar, üyelikten doğan haklarını sandıkta kullanabilecekler. Nerede kullanabilecekler biliyor musunuz arkadaşlar? Artık ilçe başkanını üye seçecek. Üyenin tamamı seçecek. Bu güzel bir şey mi? Güzel bir şey değil mi? Artık il başkanını da üyenin tamamı seçecek. Bu da güzel bir şey değil mi arkadaşlar? Bu da güzel bir şey. Bir de hatırlarsınız Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel demişti ki daha biz Yeni Parti'yi kurmadan evvel Cumhuriyet Halk Partisi'ndeyken demişti ki; "Bu partinin 2 milyon üyesi var. Son 1 milyonluğu bir yıl içerisinde biz yaptık. Gelin bu 2 milyon üyeyle bir ön seçim yapalım. Kimi bu vatandaş seçerse o genel başkan olsun. %90'dan aşağı oy alırsam da ben genel başkanlıktan istifa edeceğim." dedi. Hatırlıyorsunuz değil mi arkadaşlar? Şimdi atıp tutmadığımızı gösteren bir başka karar daha aldık. Bundan sonra Yeni Parti'nin genel başkanını üye seçecek. Üye! Bu çok güzel bir şey değil mi arkadaşlar? Artık kapalı kapılar ardında onu ayarla, bunu ayarla devri bitti. Parti içi demokrasi, memlekete demokrasi.
Şunu söyleyeyim. Bir yokuş var önümüzde. O yokuşu giderek dikleştirmeye çalışıyorlar. Belediye başkanlarımızı tutukluyorlar. Ekrem İmamoğlu 530 gündür içeride. Ona bir selam yollayalım mı buradan? Ekrem Başkan'a buradan selam olsun.
Bugün, bugün Aziz İhsan Aktaş davası görülüyor İstanbul'da. Aziz İhsan Aktaş davasının karar günü. Aziz İhsan Aktaş 90'dan fazla AKP'li belediyeye, 50'den fazla MHP'li belediyeye, çok sayıda kamu kuruluşuna iş yapmış. Oralarda adamcağız pürüpak ama CHP'li belediyelerle iş yaptığı zaman rüşvet almış, rüşvet vermiş... Bunun davası görülüyor. Ben bugün dedim ki onlara, "Sadece bu duruşma salonunda olana değil, aslında olmayanlara bakacaksın." Aziz İhsan Aktaş'la beraber iş yaptığı halde o duruşma salonunda bugün bulunmayan AKP'li, MHP'li belediye başkanları, yanlış kararlar veren her kimse tamamı... Buradan ikaz ediyorum. Türkiye'ye hukuk mutlaka gelecek. O yargılamalar hakkıyla yapılacak. O zaman ak kuzu kara kuzu belli olacak arkadaşlar bu memlekette.
Evet. Daha fazla eziyete gerek yok. Artık rozet takma töreninize geçelim. Beni buraya davet eden sevgili ilçe başkanıma, il başkanıma, belediye başkanıma çok teşekkür ederim. Parlamentoda görev yapmaktan benim de onur duyduğum arkadaşlarım. Cumhur Başkan burada, Süreyya Başkan burada, bu "Cumhur Başkanın burada" lafı ne güzel değil mi arkadaşlar? Onu sadece simgesel olanını değil gerçek olanını da yapacağız bu memlekette inşallah. Eee, Süreyya Hanım söyledi. Vekilimiz, Gizem Başkanımızın da kalbi burada. Kendisi bir görev nedeniyle İstanbul'da. Bütün kadrolarımızla beraber buradayız. İlçe başkanlarımızla beraber burası çok büyük bir aile. Bu aile artık kötü, kötücül rekabetlerle değil dayanışmayla, güçle, kararlılıkla cumhuriyetin koruyucusu olmakla anılacak. Hepinizi çok seviyorum. Çok teşekkür ederim. Sağ olun, var olun.