YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın Yozgat'ta: Seçmenden AKP İktidarına Ekonomi Ve Tarım İsyanı
YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Yozgat'ın Aydıncık ilçesinde gerçekleştirdiği ziyaretlerde vatandaşların ve çiftçilerin sorunlarını dinledi. Bölge halkıyla bir araya gelen Günaydın, hükümetin tarım, ekonomi ve sulama politikalarını sert bir dille eleştirdi. Ziyaretin en dikkat çeken anlarından biri ise yıllarca AKP'ye oy verdiğini ifade eden Adem Karaca isimli bir seçmenin, adaletsiz maaş dağılımına ve bitirilemeyen sulama projelerine tepki göstermesi oldu. Günaydın, iktidarın baskı politikalarına boyun eğmeyeceklerini ve mücadelelerini kararlılıkla sürdüreceklerini vurguladı.
"İSTANBUL KANALI'NI YAPACAĞINA AYDINCIK'A SULAMA KANALI YAP"
Türkiye'nin tarımsal ithalat politikalarına dikkat çeken Günaydın, Yozgatlı çiftçinin yeşil mercimek ve nohut üretiminde yaşadığı mağduriyeti dile getirdi. Süreyya Barajı'nın 25 yıldır su tutmasına rağmen bölgeye hala sulama kanalı yapılmadığını hatırlatan Günaydın, devlet kaynaklarının rant projeleri yerine tarımsal üretime aktarılması gerektiğini belirtti.
"ASGARİ ÜCRETLİ MUTFAKTA ÇORBA KAYNATAMIYOR"
Gökhan Günaydın, Türkiye'deki derinleşen ekonomik krize ve gençlerin yaşadığı umutsuzluğa da değindi. İktidarın uyguladığı ekonomi politikalarının milyonlarca insanı açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm ettiğini ifade eden Günaydın, gelir adaletsizliğinin ulaştığı korkunç boyutlara vurgu yaptı.
"BİZLERİ HER GÜN BİR ŞEKİLDE TEHDİT EDİYORLAR"
YENİ Parti'nin hazine yardımı veya seçim otobüsü olmadan, tamamen halkla iç içe sahada aktif bir şekilde çalıştığını söyleyen Günaydın, siyasi engellemelere ve fezleke tehditlerine asla boyun eğmeyeceklerinin altını çizdi.
💬 YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'ın konuşması;
Saraykent'in çiftçisini başımızda taşımamız lazım. Niye biliyor musun? Memleketin yeşil mercimeği kendine yetmiyor güya. Gidiyorlar Hindistan'dan mercimek alıyorlar. Ve şimdi diyor ki Saraykent'teki vatandaş: 'Ben geçen sene 40 liraya sattığım mercimeği bu sene 25 liraya satamıyorum. Toprak Mahsulleri Ofisi de benim yeşil mercimeğimi almıyor. Buraya da bir tane AKP milletvekili gelmiyor ki derdimi ona söyleyeyim. Senden rica ediyorum, Meclis'te bunu dile getir. Yalnız adamları döver gibi söyleme, böyle güzel güzel anlat, belki utanırlar da mercimeğimizi alırlar.' Ben de onlara Meclis'te dedim ki; Hindistan buraya 5 bin kilometre, Saraykent aha 250 kilometre. Niye Saraykent'in mercimeğini almıyorsun da gidiyorsun ta Hindistan'dan getiriyorsun? Onun da mı lobisi var, hiç mi utanmıyorsunuz, dedim.
25 yıl evvel şu Süreyya Barajı'nın açıldığı günü hatırlıyorum. Buralardan, yollardan geçiyorduk. Acayip bir kalabalık. Ya bir baraj düşünün ki 25 yıl su tutmuş. Buraya kilometresi ne kadardır, kuş uçuşu mu 20 kilometre? Oradan buraya bir sulama kanalı yapmıyorsan daha ne konuşuyorsun be arkadaş? Haksız mıyım arkadaş? İstanbul'da bir boğaz var. Marmara Denizi'nden Karadeniz'e doğru açılan bir boğaz var. Diyorlar ki, 'Orada o boğaz yetmez. Ben onun yerine bir tane de İstanbul Kanalı açacağım.' Sebep ne? Oraları Araplara pazarlayacaklar. Oralarda rant var. İstanbul Kanalı'nı yapacağına şuraya Aydıncık sulama kanalını yap be kardeşim. Sulama kanalını yap da vatandaş bir parça tarlasına su versin.
Burada nohut da var, öyle değil mi arkadaşlar? Nohut da dünyanın öbür tarafından geliyor. Nereden? Kanada'dan geliyor. Azıcık bu memlekete vatan diye bağlı olan bir insan marketten yeşil mercimeği aldığında Hindistan, nohudu aldığında Kanada menşeini görüyorsa ve buna rağmen vicdanı sızlamıyorsa onun vicdanıyla ilgili bir sorunu vardır. Buradan ifade ediyorum; suyu getirmezsin, mercimeği almazsın, kanalı yapmazsın ama ne alırsın? Buradan tren yüküyle, kamyon yüküyle oy alırsın. O halde Yozgatlı hemşehrilerim, biz biraz da kendimize bakacağız, değil mi? Eğer bu adamlar size hizmet etmiyorsa, bu insanlar size dönüp bakmıyorsa diyeceksin ki, 'Bir dönem de vermeyeyim bakayım ne olacak.' Peki kime vereceksin? Aha burada tabelası var. YENİ Parti'ye vereceksin.
Partilerin genel başkanları kurultaylarda seçilir. Mahkeme, sulh ceza hakimliği, asliye ceza hakimliği partilerin içişlerine karışmaz. Sandılar ki bunların ellerinden partilerini alırsak, bunların ellerinden seçim otobüslerini alırsak, bunların ellerinden Hazine yardımını alırsak bunlar siyaset yapamazlar, hareket edemezler. Vallahi bugün gerçekten bir seçim otobüsümüz yok. Bir genel merkezimiz de yok. Üstüne çıkacak bir otobüsün yoksa önüme konulacak bir tane kürsü de mi bulamıyorum kardeşim? Bulamıyor muyuz? Önemli olan vatandaşın yanına gidebilmek, göz hizasından vatandaşa bakabilmek.
Ben şunu çok açık söyleyeyim; YENİ Parti yalnızca bu partiye oy verenlere değil, bu partiye oy vermemiş olanlara da bir ilaç olmak için geliyor. Bugüne kadar oy vermedi. Kim gönlü nereye el veriyorsa ona oy versin. Yeter ki bu memlekette hiç kimse sandığı tekmelemeye kalkmasın. Yeter ki bu memlekete hiç kimse monarşi getirmeye kalkmasın. Sen rakiplerini Silivri'ye atıp da 'Silivri kışın soğuktur, yazın sıcaktır' diye bizi tehdit etmeye kalkarsan biz de deriz ki; bu memlekette hangi parti olursa olsun kökümüz Kuva-yı Milliye'dir, kökümüz Mustafa Kemal Atatürk'tür.
Bugüne kadar bize oy vermemiş, bundan sonra da vermeyecek vatandaşın da başımızın üzerinde yeri vardır. Biz bölmeye, parçalamaya değil, birleştirmeye geliyoruz. Hepinizin çoluğu çocuğu vardır. Bugün 10 çocuktan 9'una soruyorsun, 'İmkanın olsa yurt dışına gider misin?' Onların babası, annesi ister AKP'ye oy veriyor olsun, ister MHP'ye, ister CHP'ye, ister YENİ Parti'ye, ister DEM'e. 10 çocuktan 9'u, 'İmkanım olsa yurt dışına giderim' diyor. Niye? Çünkü bu çocuklar artık bu memlekette iş bulamıyorlar. İş bulsalar ev kirasını ödeyemiyorlar. Ev kirasını ödeyebilse evlenemiyorlar. Evliliklerin sayısı düşüyor, boşanmaların sayısı artıyor. Bu memleket artık umut vaat etmiyor. 30 milyon insan açlık sınırının altında. Emekli geçinemiyor. Asgari ücretli mutfakta çorba kaynatamıyor. 30 milyon insan aç ama bir taraftan birileri bir elleri yağda, bir elleri balda her gün ayrı bir zengin oluyorlar. Dolar milyarderi sayısının en çok arttığı memleket Türkiye. Arkadaşlar, bu kadar keskin bir farklılık olabilir mi?
Geçmişte hangi siyasal partiye oy vermişseniz vermişsiniz. Yarın da ne yapacağınızı yine kendiniz bilirsiniz. Ama eminim ki yüreğiniz bu memleketle ve bu topraklarla beraber atıyor. Artık yeter demenin zamanı geldi. Adres YENİ Parti. Onun için buradayız, adres YENİ Parti.
Vatandaş: Ben de AKP'liyim, yalan yok ama şu anda niyetim bozuk. Ben siyaset konuşmuyorum. Amasya'ya akınca zevk mi duyuyorlar? Benim toprağımda su çıkıyor. Benim ovamda su çıkacak. Sulama kanalını getiremiyorlar. Bunu sen Meclis'te konuş, canlandır. Burada perişanız. Bu insanlar kol gibi suyuyla, zenginler sonda vuruyor, garibanlara su verilmiyor. Perişanız biz burada. Allah bunların kuyusunu da kurutacak. Amasya Ortaköy'de koca kanallar açmış, biz burada su bulamıyoruz. Su bizim. Biz oraya gitmesin demiyoruz, gitsin. Sen bunu grup başkanı olarak orada dile getirirsen belki bir tepki olur. Sen masaya vur, adımıza bir vur bak. Ben seni severim. Benim oğlum biraz önce de dedi; 'O adam çok değerli milletvekili' dedi. Siz buraya geleceksiniz, bize siz suyu getirin, siz oy alın. Bize önce hizmet, ondan sonra oy. Bunu açık konuşalım.
Aylıklara gelince benim şahsıma göre konuşmuyorum, 20 bin lirayla bir insan geçinebilir mi? Allah aşkına sana soruyorum, 23 bin lira bir maaş olur mu ya? 200 lira banknot para kaç yılda çıktı? 2008 yılında çıktı. Ekmek 2008'de 40 kuruştu. Kaç ekmek oluyor milletvekilim o zaman? 500 ekmek. Şimdi kaç ekmek oluyor? 11 ekmek. Ben bu kadar siyaset yapmış bir insanım. Bunların peşinde gezdim, en büyük kazığı ben yedim, memleket olarak.
Milletvekilinin maaşı kaç para? 400 bin lira. Ziraat Bankasına sen 3 milyar yatırıyorsun, ben 1 milyar yatırıyorum. Sanki faize çarpar gibi para arttırıyorsun. Siz tefeci misiniz devlet? Tefecilik mi yapıyorsun? Aynı bu suyu sen de içiyorsun, ekmeği sen de yiyorsun, ben de yiyorum zamlı. Sen neye göre bana zam veriyorsun da milletvekiline 80 milyon, 100 milyon zam veriyorsun?
Gökhan Günaydın: Şunu söyleyeyim; bugüne kadar başımıza çok iş açtılar. Bir yokuşu çıkıyoruz. Yokuşun ortasındayız. Başımıza daha büyük işler de açacaklar. Daha büyük engeller de çıkaracaklar. Bizleri her gün bir şekilde tehdit ediyorlar. 'Fezleke göndereceğiz, gönderiyoruz' diyorlar. Şunun garantisini veriyorum, aramızdaki en son YENİ Partili kalana kadar bu bayrak yukarıda durmaya devam edecek.