YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'dan Mersin Operasyonuna Sert Tepki: İkili Hukuk Uygulanıyor
Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Yenişehir ve Mezitli belediyelerine yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında sabah saatlerinde düzenlenen operasyon, siyasette tansiyonu yükseltti. Toplam 331 milyon liralık kamu zararı iddiasıyla aralarında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer'in de bulunduğu 59 kişinin gözaltına alınmasına YENİ Parti cephesinden ilk tepki geldi. Halk TV'de Deniz Bayramoğlu'nun sunduğu Gün Doğarken programına bağlanan YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, yargının siyasallaştığını belirterek, iktidara yakın isimlere dokunulmazken muhalif belediyelere baskı kurulduğunu ifade etti.
"ARAÇSALLAŞTIRILMIŞ YARGININ BİR ÜRÜNÜ OLARAK TOPLUMA SUNULAMAZ"
Soruşturmaların bir hukuk devleti normlarında adil yapılması gerektiğinin altını çizen Günaydın, operasyonun zamanlamasına ve uygulanış biçimine dikkat çekti. Belediye başkanlarının sabahın erken saatlerinde evlerinden alınmasını eleştiren Günaydın, bu durumun yargının araçsallaştırıldığının bir göstergesi olduğunu vurguladı. Belediye başkanlarının polis gönderilmeden davet edilerek rahatlıkla ifade verebilecek kişiler olduğunu belirten Günaydın, asıl amacın kamuoyunun dikkatini iktidar cephesindeki usulsüzlük iddialarından uzaklaştırmak olduğunu dile getirdi.
"EĞER AKP'LİYSEN HİÇ KİMSE SANA DOKUNMAZ"
İktidar ve muhalefet arasında uygulanan "ikili hukuk" sistemine sert eleştiriler getiren Günaydın, yakın zamandaki yolsuzluk ve dolandırıcılık iddialarını hatırlattı. Eski bir bakanın adının geçtiği milyarlarca liralık fon dolandırıcılığı iddialarına ve iktidara yakın isimlerin mal varlıklarına konulan tedbirlerin kısa sürede kaldırılmasına dikkat çeken Günaydın, sistemin AKP'lilere ayrıcalık tanıdığını, muhalif belediye başkanlarına ise nefes aldırmamaya odaklandığını söyledi.
"SABAHIN KÖRÜNDE GÖZALTINA ALINAN BİR TANE AKP'Lİ BAŞKAN VAR MI?"
Deniz Bayramoğlu'nun, iktidar kanadından gelen "AKP'li belediyeler de yargılanıyor" şeklindeki savunmaları hatırlatması üzerine Günaydın, bu durumu "akılla dalga geçmek" olarak nitelendirdi. Türkiye'deki 1400 belediyenin büyük bir kısmının iktidar partisine mensup olduğunu belirten Günaydın, mevcut görevdeki hiçbir AKP'li veya MHP'li belediye başkanının sabahın köründe gözaltına alınmadığını ifade etti. İktidarın, sandıkta yenemediği muhalif başkanları yargı sopasıyla hizaya getirmeye veya görevden uzaklaştırmaya çalıştığını belirten Günaydın, bu ceberut yöntemlerle memleketin yönetilemeyeceğini sözlerine ekledi.
💬 YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'ın konuşması;
Deniz Bayramoğlu: Telefon hattımızda Gökhan Günaydın var sevgili seyirciler. YENİ Parti Grup Başkanvekili. Hattı düşmüş. Birazcık bekleyelim. Onu bekliyorken ben de size durumu tekrar bir hatırlatayım. Neler olduğunu Mersin'de o konuyla ilgili konuşacağız. Çünkü Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Yenişehir ve Mezitli Belediyelerine yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında bu sabah Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediyesi Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediyesi Başkanı Ahmet Serkan Tuncer'in de aralarında bulunduğu 59 kişi bu sabah düzenlenen eş zamanlı operasyonla gözaltına alındı. 13 ihale ve 63 doğrudan temin alımında toplam 330 milyon 945 bin, yuvarlayalım 331 milyon liralık kamu zararı tespit edildiği iddia ediliyor. Yapılan açıklamada YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın telefon hattımızda. Efendim böyle bir haberle hızlıca sabahın bu saatlerinde sizi aradık ama hemen ilk yorumlarınızı alalım. Bir aslında Cumhuriyet Halk Partisi belediyesi onu da hatırlatmak gerekiyor. Ve dikkat çekici bir gelişme. Siz nasıl yorumladınız?
Gökhan Günaydın: Evet. Yani bu arkadaşların tamamı 31 Mart 2024 tarihinde bizim tarafımızdan belediye başkan adayı gösterildiler. Vahap Seçer, uzunca bir zamandır Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı, Yenişehir ve Mezitli Belediye Başkanı ve 59 kişinin toplamda sizin de söylediğiniz gibi 331 milyon liralık kamu zararı ile suçlanmaları ve bu çerçevede sabahın köründe evlerinden gözaltına alınmaları hadisesiyle karşı karşıyayız.
Şimdi şüphesiz eğer kamu zararı varsa, ihalelerde de bir usulsüzlük var ise bunlar normal bir hukuk devletinde soruşturulur, kovuşturulur. Ama bunlar adil yapılır. Araçsallaştırılmış yargının bir ürünü olarak topluma sunulmaz ve aynı zamanda gündemi değiştirme çabasının bir parçası yapılmaz. Şimdi Fatma Betül Sayan Kaya tek başına 2 milyar liralık bir fon dolandırıcılığı ile suçlanıyor. Üstelik de elde kesin veriler var. Kesin bilgiler, deliller var. Ne yapıldı Fatma Betül Sayan Kaya'ya karşı? Daha dün gece memlekette yıllarca bakanlık yapan Hayati Yazıcı'nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu. Oğluyla beraber banka kuranların tamamının mal varlığına tedbir konuldu. Sonra bir saat geçmeden aradan bu tedbir kaldırıldı.
Şimdi şöyle mi diyorlar bize? Eğer AKP'liysen bu memlekette her şeyi yapabilirsin ve emin ol hiç kimse sana dokunmaz. Çünkü eğer sana dokunulursa o ipin ucunu çektiğin zaman herkesin geleceği bilinir. O nedenle olsa olsa eğer muhalefet yakalarsa, YENİ Parti yakalarsa görevden affın istenir. Görevden affın kabul edilir ve dolayısıyla normal hayatına devam edersin. Yok eğer muhalif belediye başkanıysan sana nefes aldırmayız. Şimdi böyle yaparak 830 milyar liralık asrın soygununu gizleyebileceğini ve vatandaşın gündeminden çıkartabileceğini mi sanıyorlar? Evet biz size sabahın 8'inde telefon bağlantısı yaptık. Evet bu memlekette gündem oluyor. Evet arkadaşlarımızın hakkını hukukunu elbette koruyacağız ama bu fon meselesinde ensesinde olmaya devam edeceğiz.
Dolayısıyla şunu ifade edeyim. Hem Mersin, hem Yenişehir, hem Mezitli belediye başkanları hem de gözaltına alınanların tamamı pek rahatlıkla evlerine polis ve kolluk gönderilmeden davet edilerek savcı karşısında ifadelerini verirlerdi ve gerekli işlemler yapılırdı. Kaldı ki ben arkadaşlarımızın herhangi bir mali açıdan sorunlu meseleye karışıp karışmadıkları konusunda bir bilgiye sahip değilim. Birçoğunu da çok yakından biliyoruz. Öyle işler yapmayacaklarına da ilişkin inancımız var. Ama bu ikili hukukun memlekette adaleti ve memleketin geleceğine olan güvenci hepimizde kaybettirdiğini bir kere daha ifade edeyim. Bunlar gitmeden bu memlekete huzur gelmeyecek.
Deniz Bayramoğlu: Şimdi şöyle bir durum söz konusu. Bu önemli bir nokta diye düşünüyorum kendi adıma. Yani iktidar yetkilileri, iktidara yakın isimler, AKP'li belediye başkanlarının da, çok sayıda belediye başkanının da yargılandığını ifade ediyorlar. Şöyle bir bakıyorum da benim hani hafızam beni yanıltıyor mu acaba diye bakıyorum da onların arasında şu anda devam eden davalarda tutuklu olan herhalde yok değil mi? Ben mi yanlış biliyorum yoksa?
Gökhan Günaydın: Ya şimdi aklımızla dalga geçiyorlar. Sık sık biz bu eleştirileri getirdiğimiz zaman mecliste de bu zavallı savunmanın arkasına saklanmaya gayret ederler. Sayı verirler. İçişleri bakanı da yapıyor bunu. İşte 500 tane de AKP'li, MHP'li belediyeye yönelik soruşturma varmış. Ya kardeşim rakam çok açık. Türkiye'de toplam 1400 belediye var. Bu 1400 belediye başkanı içerisinde şu anda 250'si YENİ Partili, işte bir miktarı CHP'li falan. Senin AKP'li, MHP'li mevcut belediye başkanlarından, sabahın köründe gözaltına alınan bir tane belediye başkanı var mı? Bana bir göster. Varsa bunu ortaya koy. Vay soruşturma yapılıyormuş da bilmem neymiş. Yaptığın soruşturmada ne oldu? Biz sana soruşturma yapmıyorsun demiyoruz. Soruşturmaların sonucunda sabahın köründe gözaltına alınan bir tane AKP'li, MHP'li belediye başkanı varsa adını ver bana mevcut faal çalışanlardan.
Bu kadar açıktır yaptığınız ikili hukuk, yaptığınız hukuksuzluk ve bunu da ancak böyle hani 30 saniyede çürütülebilecek zavallı savunmaların arkasına saklanarak ifade ediyorsunuz. Dolayısıyla Türkiye'nin nasıl yönetildiğini bu memlekette herkes biliyor. Vatandaştan alamadığın yetkiyi seni yenmiş olan belediye başkanlarını tutuklayarak nasıl alacaksın? Bugüne kadar 100'e yakın muhalif belediye başkanlığı kendine geçirdin. Çünkü şöyle diyorsun onlara. Ya bizim partimize geleceksin, geçeceksin burada rahat rahat siyaset yapmaya devam edeceksin. Ya da sabahın köründe seni evinden alırım. Ondan sonra da en yakın cezaevi neresiyse veya nerede bir kuyu tipi varsa gider oraya bırakırım. Bu tehditlerle bu memleket bugüne kadar yönetilemedi. Sen de yönettiğini sanıyorsun. Memleketten, vatandaştan rıza alamayınca ceberut iktidar görünümüyle buralarda kendini var etmeye çalışıyorsun. Kimse böyle bu memleketin üzerinde oturamaz. Bunu eninde sonunda hep beraber göreceğiz.
Deniz Bayramoğlu: Sayın Günaydın, çok teşekkür ediyorum yayınımıza katıldığınız ve aktardığınız bilgiler için.