Gökhan Günaydın'dan Lozan Antlaşması'nın 103. Yılı Mesajı: "Türkiye'nin Tapusu Ve Bağımsızlığın Temeli"
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Lozan Antlaşması’nın 103. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesini ve antlaşmanın tarihi önemini değerlendirdi. Günaydın, Lozan'ın doğru kavranabilmesi için Sevr Antlaşması, Kurtuluş Savaşı, İzmir İktisat Kongresi ve Cumhuriyet'in ilanı süreçlerinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğine dikkat çekerek, Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü başta olmak üzere tüm kurucu kadroyu minnetle andı.
"LOZAN'IN ANLAŞILABİLMESİ İÇİN SEVR, KURTULUŞ SAVAŞI, İZMİR İKTİSAT KONGRESİ VE CUMHURİYET'İN İLANI BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMELİDİR"
Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı sonrası Damat Ferit Hükümeti eliyle imzalamak zorunda kaldığı Sevr Antlaşması ile ağır bir bağımlılık altına sokulduğunu belirten Günaydın, Mustafa Kemal Atatürk ve yoldaşlarının bu "sefalet belgesini" reddederek Anadolu'da bağımsızlık ateşini yaktığını ifade etti. TBMM Hükümeti'nin imkânsızlıklar içinde kazandığı askeri zaferlerin Sevr'i geçersiz kıldığını ve İtilaf Devletleri'ni Lozan'da masa başına oturmaya mecbur bıraktığını vurguladı.
"YENİ BİR DEVLET KURMA KONUSUNDAKİ KARARLILIK TÜM DÜNYAYA GÖSTERİLMİŞTİR"
İsmet Paşa önderliğindeki Türk heyetinin Lozan'daki çetin diplomasisine değinen Günaydın, kesintiye uğrayan müzakereler sırasında düzenlenen İzmir İktisat Kongresi ile yeni devletin iktisadi vizyonunun tüm dünyaya ilan edildiğini hatırlattı. Siyasal İslamcıların referans aldığı isimlerin hatıratlarında dahi Lozan diplomatik zaferinin ve zorlu şartlardaki başarısının kabul edildiğini aktaran Günaydın, 24 Temmuz 1923'te imzalanan antlaşmanın 29 Ekim 1923'te ilan edilen Cumhuriyet'e giden yolu açtığını belirtti.
Bugün, ülkenin emperyalizmin boyunduruğundan kurtarıldığı ve bağımsız bir Cumhuriyet kurulmasının temellerinin atıldığı Lozan Antlaşması'nın 103 üncü yıldönümü. Kurucu kadroya; Mustafa Kemal Atatürk'e, İsmet İnönü'ye ve isimli/isimsiz tüm kahramanlara bin minnet, bin şükran..
Lozan'ın anlaşılabilmesi için Sevr, Kurtuluş Savaşı, İzmir İktisat Kongresi ve Cumhuriyet'in ilanı olgularının birlikte değerlendirilmesinde yarar vardır.
Emperyal heveslerle Osmanlı Birinci Dünya Savaşı'na sokulmuş; kaçınılmaz yenilgi acı faturasıyla birlikte ortaya çıkmakta gecikmemiştir. Savaş sonrası Osmanlı Devleti, Damat Ferit Başkanlığı'ndaki bir heyetle katıldığı görüşmelerin sonunda, savaşı galip bitiren İtilaf Devletleriyle, 10 Ağustos 1920 tarihinde Sevr Antlaşması'nı imzalamıştır. Böylelikle topraklar batılı güçlerce paylaşılmış, ordu tasfiye edilmiş, iktisadi ve siyasi alanda tam bir boyunduruk ve bağımlılık tesis edilmiştir.
Anadolu'da bağımsızlık savaşını başlatan Mustafa Kemal ve yoldaşları, bu sefalet belgesini ve onu imzalayan Osmanlı Hükümetini tanımadıklarını ilan etmişler, kıt kaynakları güçlü iradeleriyle birleştirerek kurdukları TBMM Hükümetiyle Anadolu'yu düşmandan temizlemeye başlamışlardır.
Savaş meydanlarındaki bu başarı Sevr'in uygulanmasını imkansız hale getirince, TBMM Hükümeti, Batılı devletlerce bu kez Lozan Konferansı'na davet edilmiştir. İstanbul Hükümeti'nin davetini iptal ettiren Ankara, İsmet Paşa önderliğindeki bir heyetle Lozan'a katılmış, savaşta kaybettiklerini masada kazanmaya çalışan emperyal devletlerin dayatmalarını reddetmiş ve nihayetinde, 23 Kasım 1922'de başlayan görüşmeler 4 Şubat 1923'te anlaşmazlıkla dağılmıştır.
Heyet Ankara'ya döndükten hemen sonra, 17 Şubat-4 Mart 1923 tarihlerinde, İzmir'de bir İktisat Kongresi düzenlenmiştir. Kongre'de, kurulacak yeni devlerin tarım, ticaret ve sanayii modelleri tartışılmış; böylelikle yeni bir devlet kurma konusundaki kararlılık tüm dünyaya gösterilmiştir.
Batılı güçler, yeniledikleri davetle 23 Nisan 1923 tarihinde Lozan görüşmelerini tekrar başlatmak zorunda kalmışlardır. Heyette bulunan ve kronik bir İnönü karşıtı olan, siyasal islamcıların referanslarından Rıza Nur dahi, Lozan'a ilişkin hatıratında, görüşmelerin ne denli zor geçtiğini ve sonuçta günün koşullarına göre en iyi çözümlerin nasıl yaratıldığını detaylandırarak anlatır. Nihayetinde ülkenin tapusu niteliğindeki Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanmıştır.
Lozan'ın imzalanması, Cumhuriyet'in ilanının yolunu açmış, 3 ay sonra, 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet ilan edilmiştir.
İşte tam da bu nedenle, bir kez daha, bu topraklarda, tüm engellemelere rağmen askeri, siyasi ve iktisadi bağımsızlığın temellerini atan kurucu kadroya şükran ve saygı doluyuz. Yolları yolumuzdur, sonsuza kadar da böyle olmaya devam edecektir.