YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'dan Derince'de İktidara Demokrasi Ve Sandık Mesajı
YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Derince Belediyesi tarafından düzenlenen yeni hizmet araçları tanıtım törenine katıldı. Törende Derince Belediyesi'nin mali disiplini ve hayata geçirdiği sosyal belediyecilik projelerinden övgüyle bahseden Günaydın, konuşmasının ilerleyen bölümlerinde Türkiye gündemindeki belediyelere yönelik kayyum uygulamalarına, siyasi operasyonlara ve tutuklamalara dikkat çekti. Seçmen iradesinin önemine vurgu yapan Günaydın, AKP iktidarına yönelik sert eleştirilerde bulunarak sandık güvenliği, adalet ve demokrasi vurgusu yaptı.
"SEÇİLEMEDİĞİNİZ BELEDİYELERE MÜDAHALE ETMEYECEKSİNİZ"
Derince Belediyesi'nin Sosyal Güvenlik Kurumu ve vergi borçları dışında hiçbir borcunun bulunmadığını ve makine parkını tümüyle yenilediğini belirten Günaydın, belediyeciliğin vatandaşın huzurunda bir hesap verme makamı olduğunu ifade etti. Türkiye'nin sekiz yıldır sürekli bir kriz ortamında olduğunu belirten Günaydın, yerel yönetimlerin tarım ve hayvancılık gibi alanlarda da vatandaşa destek olması gerektiğini söyledi. Seçimlerin ve sandığın en büyük hakem olduğunu vurgulayan Günaydın, "Seçilen insanları sudan sebeplerle, siyasi sebeplerle görevden almayacaksınız. Seçilemediğiniz belediyelere müdahale etmeyeceksiniz. El uzatmayacaksınız. Belediye başkanlarını havuç ya da sopayla, şantajla ya da tehditle kendi tarafınıza çekmeye çalışmayacaksınız." ifadelerini kullandı.
"BİZ UMUDUNU KURŞUNDAN KORKUTACAK İNSANLAR DEĞİLİZ"
Konuşmasında, haklarında siyasi davalar yürütülen ve cezaevinde bulunan isimlere de selam gönderen Günaydın; Ekrem İmamoğlu, Sinem Dedetaş, Fatma Kaplan Hürriyet ve Vahap Seçer gibi isimlerin onurlu bir duruş sergilediğini belirtti. Belediyelere yönelik yapılan operasyonların kamu vicdanında yara açtığını ve hukukun siyasallaştırıldığını savunan Günaydın, "Umuduna bin kurşun sıkılsa da bugün unutma umutlara kurşun işlemez gülüm demiş şair. Evet umutlara kurşun sıkanlar var ama biz umudunu kurşundan korkutacak insanlar değiliz, kadrolar değiliz." diyerek vatandaşları sandığa ve demokrasiye sahip çıkmaya davet etti.
💬 YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'ın konuşması;
Evet, çok kıymetli il başkanım, aynı dönem milletvekilliği yapmaktan onur duyduğum meclisimizin başkan vekilliği görevini yürüten ve şu anda burada olan sevgili dostum Haydar Akar, önceki dönem milletvekili arkadaşlarım, önceki dönem il başkanı arkadaşlarım... Sevgili Derince Belediye Başkanımızın bana verdiği bilgiye göre burada sekiz ayrı partinin ilçe başkanı varmış. Onları da ayrıca selamlıyorum ve bu katılımdan dolayı memnun olduğumu ifade ediyorum. Sevgili belediye başkanı arkadaşlarım, meclis üyesi arkadaşlarımız, muhtarlarımız, sivil toplum kuruluşlarının değerli yöneticileri, basınımızın sevgili emekçileri ve sevgili Derinceliler. Hepinizi bu güzel günde beraber olmaktan duyduğum mutlulukla, sevgiyle, saygıyla, dostlukla selamlıyorum. Merhaba arkadaşlar.
Evet. Ne güzel bir tören. Belediye başkanı hizmet etmek için seçiliyor. Hesap veriyor. "Ben bütçeyi şöyle kullandım" diyor. "Bütçede önceliklerimi böyle değerlendirdim" diyor. Bana verdiği bilgiye göre SGK ve vergi borçları dışında bir kuruş borcu olmayan bir belediye. Makine parkını tümüyle yenilemiş bir belediye. Temel belediyecilik hizmetlerini yapıyor ama yetmiyor. Çünkü Türkiye maalesef 8 yıldır sürekli bir kriz ortamında. Bu nedenle sosyal belediyeciliği geliştirmek gerekiyor. Tarıma girmiş, hayvancılığa girmiş. Birazdan buradan gideceğiz. Yaptığı mandırayı göreceğiz. Ben en baştan Derince Belediye Başkanımıza, belediyenin tüm emekçilerine, tüm kadroya bu güzel hizmetler için teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun.
Arkadaşlar Türkiye'de ilk belediye seçimi 1930 yılında yapılmış. Demek ki 4 yıl sonra 100 yılı, dalya'yı geride bırakacağız. 96 yıldır bu memlekette belediye seçimleri yapılıyor. Bir belediye başkanı seçilebilmek için meclis üyeleriyle beraber bir proje demeti açıklıyor. Vatandaş güveniyor. Güvendiği için oy veriyor. Oy verdiği için seçiyor. Seçiyor ama gözü de üstünde oluyor. Nasıl giyiniyor? Nasıl yaşıyor? Arabasını nasıl kullanıyor? Hangi evde oturuyor, belediyeye hangi sıklıkla uğruyor? Hangi hizmetleri yapıyor? Bunların hepsine bakıyor. 4 yıl, 5 yıl anayasanın verdiği hizmet süresi ne kadarsa belediye başkanı o hizmet süresini tamamlıyor. Sonra asıl mahkemeye çıkıyor. Nedir o mahkeme? Vatandaşın mahkemesi. Bir kere daha aday olunca eğer iyi hizmet etmişse vatandaş ona oy veriyor. İyi hizmet etmemişse, yeterince çalışamamışsa "Sen biraz dinlen başkan, yerine bir başkası geçsin" diyor. Ben inanıyorum ki, görüyorum ki, hem uzaktan baktım hem de geldim yakından da gördüm ki Derince Belediye Başkanımız ve ona eşlik eden belediye başkanı arkadaşlarımız dönemlerini namusla, şerefle, onurla, güzel hizmetlerle tamamlıyorlar ve gördüğüm kadarıyla vatandaş da memnun. Memnun musunuz arkadaşlar? Evet.
Dedik ya en büyük hakem vatandaş. Seçilen insanları sudan sebeplerle, siyasi sebeplerle görevden almayacaksınız. Seçilemediğiniz belediyelere müdahale etmeyeceksiniz. El uzatmayacaksınız. Belediye başkanlarını havuç ya da sopayla, şantajla ya da tehditle kendi tarafınıza çekmeye çalışmayacaksınız. Ben söyleyeyim size. Son derece ahlaksız operasyonlarla Üsküdar'da, Adalar'da, Ataşehir'de birçok operasyon yaptınız. Peki söyleyeyim; orada belediye başkanlığını kendinize çektiniz diye, meclis üyelerinin kimini transfer ettiniz, kimini tutukladınız diye halkın rızasını kazanmış oluyor musunuz? Halk size seçimlerde bunun hesabını soracak. Hep beraber bunun sözünü veriyoruz.
Arkadaşlar derdim kaba siyasi politikalar yapmak değil. Beni tanıyanlar bilir, ben insanın özüne bakarım. Ben insanın niteliğine, dürüstlüğüne bakarım. Ama sen YENİ Parti'yi ve bizim kadrolarımızdan seçilmiş arkadaşlarımızı her gün bir operasyon korkusuyla yaşatırsan, onlardan birçoğunu tutuklar, gözaltına alır ve Silivri'ye, Kandıra'ya, başka yerlere atarsan bunun adına biz demokrasi demiyoruz. Dün birileri kürsüde söylüyorlardı. "Kimsesizlerin kimsesizi AKP'ymiş." Ben söyleyeyim. Kimsesizlerin kimsesi YENİ Parti'de değildir. Bu memleketin bir tek garantisi vardır. O da kimsesizlerin kimsesi Cumhuriyet'tir. Onun kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'tür.
Adam kendini pazarlamış. Pazarlayan herkes yaranmaya çalışır. En çok yaranmaya çalışır. Hücrelerinden de onu birileri seyrediyordur. Ben söyleyeyim size, o televizyondan o İzmir Büyükşehir Belediye Başkanına 16 metrekarelik hücresinden Ekrem İmamoğlu bir ders veriyor. Onur dersi veriyor. Ekrem Başkan'a selam olsun. Çorlu'da kuyu tipi cezaevine atılan ve "Ben halkıma verdiğim sözden bir an geri durmam" diyen, onuruyla yaşayan Sinem Dedetaş ona dersini veriyor. Selam olsun Sinem Dedetaş'a. En son seçimde İzmit Merkez ilçe belediye başkanımız olmuş olan ve şu anda tutuklu bulunan, Silivri'de geçenlerde de ziyaret ettiğim ama onurundan da bir adım geri atmayan Fatma Kaplan Hürriyet izliyor sizi. Selam olsun arkadaşlar.
Bir kere daha söyleyeyim. Ben elbette YENİ Parti'nin grup başkanvekiliyim ama siyaseti artık belirli bir düzeye çıkartmak zorundayız. Vatandaşa hesap verebilir, en önemlisi de vicdanımıza hesap verebilir durumda olmalıyız. Sen Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımızı, Yenişehir Belediye Başkanımızı, Mezitli Belediye Başkanımızı, toplam 59 kişiyi 331 milyon liralık bir kamu zararı iddiasıyla tutukladın. Adı üzerinde iddia. Bir kişi kamu malına el uzatmamalı. Kamu malına el uzatan varsa partisine bakılmaksızın eli kırılmalı. Bir iddia varsa elbette de bu soruşturulmalı. Ama orta yerde kanıtlanmamış iddialar nedeniyle Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Vahap Seçer'i ve arkadaşlarını tutukluyorsun. Mazlumun 2 milyarını götüren Fatma Betül Sayan Kaya elini sallaya sallaya dolaşıyor. Bunun adına adalet diyen var mı arkadaşlar?
Evet. İşte bizi böyle yerel seçimlerle, belediye hizmetleri ile ilgili toplantılarda bunları konuşturmak zorunda bırakıyorsunuz. Keşke bunları konuşmak yerine iktidar partisinin belediyeleriyle YENİ Parti'nin belediyeleri bir hizmet yarışında kendilerini göstermeye çalışsalardı. Biz bu hizmet yarışında varız ama bir şey söyleyeyim. Bizi tehditle, fezlekelerimizin meclise getirilmesi ve dokunulmazlıklarımızın kaldırılmasıyla, yazın Silivri'nin sıcaklığı kışın soğukluğuyla tehdit etmeye çalışan varsa ben onlara söyleyeyim: Biz Kuvay-i Milliye'nin çocuklarıyız. Bir adım geri adım atan alçak olsun, alçak olsun!
Kimse sandığı tekmelemeye çalışmasın. Kimse sandığı gereksiz hale getirmesin. Vatandaş şöyle bakabilir; "Ya yerel seçimlerde biz belediye başkanını seçiyoruz da ne oluyor ki? İşte geliyorlar bir anda değiştiriyorlar başka bir şeye gidiyorlar. O halde sandığa gitmeyeyim." Arkadaşlar bu duygu tam da bizi getirmeye çalıştıkları duygudur. Oysa yapmamız gereken ne? Başka partiden de olsa vatandaşımıza, komşumuza, hemşehrimize sırf başka partiye oy veriyor diye kötü gözle bakmayacağız. Gülümsememizi eksik etmeyeceğiz. Mustafa Kemal Atatürk'ün yolundan ayrılmayacağız. Türkiye Cumhuriyeti'nin bayrağını hepimizin ortak bayrağı bileceğiz ve o çerçevede demokrasi adına yarışacağız. Var mısınız yarışmaya? Var mısınız? Evet.
Dolayısıyla şair demiş ki; "Umuduna bin kurşun sıkılsa da bugün unutma, umutlara kurşun işlemez gülüm" demiş. Evet umutlara kurşun sıkanlar var ama biz umudunu kurşundan korkutacak insanlar değiliz. Kadrolar değiliz. Gülen yüzümüzü, güzel yüreklerimizi birleştireceğiz ve Türkiye'yi hep beraber kardeşçe yaşayacağımız, bize oy vermeyenlerin de yüzünü güldüreceğimiz bir memleket haline getireceğiz. Barış için, demokrasi için daha çok kazanmak, daha adil paylaşmak, daha güzel bir memleket için bu davet bizim, bu çalışma bizim. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Buralarda sıralanmış araçlarımız var. Adaşım Gökhan Zeybek, bir önceki dönem genel başkan yardımcımız başka bir açılışta diğer araçları da hizmete sokmuş. Sevgili başkanımız onun da haberini verdi. Bir kere daha Derince Belediye Başkanımıza, yardımcılarına, şube müdürlerine, belediyenin bütün emekçilerine, bu çöp kamyonlarında çalışacak emekçi kardeşlerimize içten teşekkürlerimi sunuyorum ve beraber olmaktan duyduğum mutlulukla hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Çok teşekkür ederim dostlar.












