Yeni Parti'den Asgari Ücret ve Emekli Maaşı İçin Kanun Teklifi

Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, yerel yönetimlere yönelik kayyum atamalarını ve borsada yaşanan 830 milyar liralık fon iddialarını sert bir dille eleştirerek, asgari ücretin 45 bin 800 liraya yükseltilmesi için TBMM'ye kanun teklifi sunduklarını açıkladı.

YouTube
◷ 13:58
Gökhan Günaydın'dan AKP'ye Sert Çıkış: Millet İradesi Gasp Ediliyor Ve Fon Vurgunu Büyüyor
Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın toplantısında iktidarın yerel yönetimler üzerindeki politikalarını, ekonomideki son gelişmeleri ve basına yönelik baskıları değerlendirdi. Seçilmiş muhalif belediye başkanlarına yönelik tutuklama ve kayyum kararlarının halk nezdinde ters teptiğini anket verileriyle ortaya koyan Günaydın, aynı zamanda borsada küçük yatırımcıyı mağdur eden devasa fon vurgunlarına dikkat çekti. Ekonomik krize karşı partisinin çözüm önerilerini de sunan Günaydın, asgari ücret ve emekli maaşları için hazırladıkları kanun teklifini kamuoyuyla paylaştı.

"106 BELEDİYE BAŞKANI HAVUÇ VE SOPA İLİŞKİSİYLE AKP'YE GEÇTİ"

Türkiye'de demokrasi ayıplarının olanca hızıyla devam ettiğini belirten Gökhan Günaydın, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin üzerinden geçen 2,5 yıllık sürede muhalefet partilerinden seçilmiş 106 belediye başkanının çeşitli baskı ve vaatlerle AKP'ye geçirildiğini vurguladı. Belediye başkanlarını tutuklayarak yerlerine vekil atama yönteminin bir alışkanlık haline getirildiğini söyleyen Günaydın, şu an 32 belediye başkanının halen tutuklu bulunduğunu ve 13 belediyede kayyum uygulamasının sürdüğünü ifade etti.

"YAPTIĞINIZ VAHŞİLİK İŞE YARAMAMIŞ"

Kayyum atamalarının ve belediye başkanı transferlerinin AKP'ye oy kazandırmadığını güncel seçim anketleriyle açıklayan Günaydın, Esenyurt, Üsküdar, İzmit, Aydın ve Bursa gibi kritik bölgelerdeki son verileri paylaştı. Günaydın, "Esenyurt'ta 2023 genel seçimlerinde yüzde 33.4 olan AKP oyu bugün 28.2'ye düşmüş. Üsküdar'da, İzmit'te AKP'nin oylarında gerileme var. Demek ki Topuklu Efe'yi transfer ettiğiniz zaman Aydın'ın iradesini transfer etmiş olmuyorsunuz. Masa başında kamu görevlilerini kullanarak iradeyi çalabilirsiniz ama bu size milletin iradesini devretmiyor" şeklinde konuştu. Esenyurt'a atanan kayyum yardımcısının evinden 7.5 milyon dolar rüşvet parası çıktığını da iddialarına ekledi.

"ASRIN MAĞDURLARI: 830 MİLYAR LİRALIK BİR SOYGUNDAN BAHSEDİYORUZ"

Ekonomik gündeme ilişkin çarpıcı iddialarda bulunan Günaydın, borsada yaşanan fon mağduriyetlerine geniş yer ayırdı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Kamu Gözetimi Kurumu gibi denetleyici kurumlardaki görevden almalara dikkat çekerek, bu yöneticilerin görevden ayrıldıktan sonra dahi iki yıl boyunca maaş almaya devam etmelerini eleştirdi ve buna son verilmesi için kanun teklifi hazırladıklarını belirtti. İktidara yakın bazı isimlerin ve bürokratların şahsi servetlerini bu fonlara yatırdığını söyleyen Günaydın, "Bunca insan, 30 milyon insan açlık sınırının altındayken bütün bu vurgunu nasıl yapıyorlar sormak lazım. Memleketin adalet bakanı 4 şirkette manipülasyon tespit ettik diyor, listede 31 şirket var. Geriye kalanları kim koruyor?" sözleriyle iktidara yüklendi.

"BİZ ÖZGÜR BASININ YANINDAYIZ"

Ekonomik yolsuzlukların ve siyasi baskıların duyulmaması için gazetecilere yönelik sistematik bir yıldırma politikası izlendiğini belirten Günaydın, tutuklu gazetecilerin isimlerini tek tek sayarak duruma tepki gösterdi. Birçok muhalif televizyon kanalına ve medya platformuna el konulduğunu hatırlatan Günaydın, "Niye gazetecileri gözaltına alıyorsunuz? Çünkü istiyorsunuz ki bunlar haber yapamasın. Bu herhangi bir demokratik ülkede olabilecek bir şey değildir" dedi.

"ASGARİ ÜCRET EN AZ 45.800 LİRAYA YÜKSELTİLSİN"

Basın toplantısının sonunda partisinin ekonomi kurmayları tarafından hazırlanan kanun tekliflerini paylaşan Gökhan Günaydın, asgari ücretin 45 bin 800 liraya çıkarılmasını talep etti. Aynı teklif kapsamında işçi ve esnaf emeklilerinin aylıklarının da asgari ücret seviyesine çekilmesi için 22 bin 248 lira ilave ödeme yapılmasını ve memur emeklilerine verilmeyen 25 bin 153 liralık seyyanen zammın yansıtılmasını istediklerini belirtti. İktidarın kaynak yok bahanesini eleştiren Günaydın, "Dolar milyoneri sayısının dünyada en hızlı arttığı ülke Türkiye. Çıkartın çaldığınız paraları ve bu milleti açlık sınırının altında yaşamaktan kurtaralım" çağrısında bulundu.

💬 YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'ın konuşması;

Türkiye'nin her zamanki gibi yoğun bir gündemi var ama bu yoğun gündemi içerisinde demokrasi ayıpları olanca hızıyla devam ediyor. Bugün sizlere yerel yönetimler üzerinde yapılan baskıyı ve adeta seçilmiş belediye başkanlarına zulme varan uygulamaları bir özet halinde sunacağım. Bakınız 31 Mart 2024 üzerinden 2,5 yıl geçmiş. O gün diğer siyasal partilerden seçilmiş olan 106 belediye başkanı havuç ve sopa ilişkisiyle AKP'ye geçirilmiş. CHP'den 36, Yeniden Refah'tan 41, İyi Parti'den 11 ve diğer siyasal partilerden olmak üzere toplam 106 belediye başkanı. Birazdan bu transferlerin aynı zamanda milletin ya da yerel halkın iradesinin transferi anlamına gelip gelmeyeceğini sizlere bilimsel verilerle ortaya koyacağız.

Evet. 106 belediye başkanı havuç ve sopa ilişkisiyle AKP'ye geçmiş. Bir başka yöntem belediye başkanını tutuklamak suretiyle, belediye başkan vekilliği üzerinden AKP'ye belediyeleri geçirtmek. İstanbul Gaziosmanpaşa, İstanbul Bayrampaşa, İstanbul Beykoz, Bursa Büyükşehir, Hakkari Derecik, İstanbul Şile, İzmir Menderes, İstanbul Üsküdar, İstanbul Adalar, İstanbul Ataşehir. Buralarda 2,5 yıl evvel halk açıkça AKP dışında çoğu o dönemin Cumhuriyet Halk Partisi, bu dönemin Yeni Partisi belediye başkanlarına oy vermiş ama sen bunları başkanlarını tutuklamak suretiyle belediye başkan vekili yoluyla AKP'ye transfer etmişsin.

Evet, tutuklu, halen tutuklu olan görevdeki belediye başkanlarımız. İsimlerini unutuyoruz. Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Cumhurbaşkanı adayımız. Beşiktaş Rıza Akpolat, Beykoz Alaattin Köseler, Şişli Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Mehmet Murat Çalık, Büyükçekmece Hasan Akgün, Gaziosmanpaşa Hasan Bahçetepe, Etimesgut Erdal Beşikçioğlu, Seyhan Oya Tekin, Antalya Büyükşehir Muhittin Böcek, Manavgat Niyazi Nefi Kara, Şile Özgür Kabadayı, Bayrampaşa Hasan Mutlu, Bolu Tanju Özcan, Kuşadası Ömer Günel, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir Onursal Adıgüzel, Akçakoca Fikret Albayrak, Güzelbahçe Mustafa Günay, Buca Görkem Duman, Silivri Bora Balcıoğlu, Silifke Mustafa Turgut, Adalar Ali Ercan Akpolat, Seferihisar İsmail Yetişkin, Uşak Özkan Yalım, Çankaya Hüseyin Can Güner, İzmit Fatma Kaplan Hürriyet, Üsküdar Sinem Dedetaş, Mersin Büyükşehir ve aynı zamanda Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Vahap Seçer, Mezitli Ahmet Serkan Tuncer, Yenişehir Abdullah Özyiğit, Menderes İlkay Çiçek. Bunların içerisinde sadece Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak geçenlerde tahliye edildi. 32 belediye başkanı halen tutuklu.

Tutuksuz yargılanan belediye başkanları; Esenyurt Ahmet Özer, Ceyhan Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Zeydan Karalar, Adıyaman Abdurrahman Tutdere, Balçova Onur Yiğit, Beyoğlu İnan Güney, Avcılar Utku Caner Çaykara. Eski belediye başkanları tutuklu; İzmir Büyükşehir Tunç Soyer, Manavgat Şükrü Sözen, Nilüfer Turgay Erdem. Tutuklu başkan vekilleri; Büyükçekmece Ahmet Şahin, Ataşehir Murat Güneş.

Bunların dışında yine biliyoruz ki 13 belediyede kayyum var. Bu 13 belediyenin üçü Esenyurt, Şişli ve Ovacık olmak üzere Cumhuriyet Halk Partisi, Yeni Parti, diğerleri DEM. Türkiye'de 1400 belediye varken gördüğünüz gibi gözaltı, tutukluluk, belediye başkanı transferi hep muhalif belediyeler üzerinden gerçekleşiyor. Şimdi bunun demokratik olmadığı çok açık. Millet iradesi üzerinde bir etki yaratıyor mu yaratmıyor mu? AKP'nin bu vahşilik, bu demokrasi dışılık, bu demokrasi tanımazlık işine yarıyor mu yaramıyor mu? Örnek olaylar bazında inceleyeceğiz.

Bakın burası İstanbul Esenyurt. Ağustos 2026 itibariyle oy tercihleri, Veri Analizi adlı bir şirketin yaptığı araştırma. Yeni Parti 33.2, AKP 28.2. Diğerleri sıralanıyorlar. Esenyurt'un da yer aldığı 3. bölgede Yeni Parti 16 milletvekili, AKP 13, DEM 3, Yeniden Refah 1, MHP 1, İyi Parti 1, Zafer 1. Bu bugünkü tercihler. Peki Esenyurt'ta 2023 genel seçim sonuçlarıyla bugün seçim olsa sonuçları karşılaştırdığımızda ne görüyoruz? AKP'nin oyu 33.45'ten yani 2023 genel seçimlerindeki 33.4 bugün 28.2'ye düşmüş. CHP'nin oyu 23.68'den 2.3'e düşmüş. Buna karşılık Yeni Parti'nin oyu 33.2'ye çıkmış. Şimdi soralım. Bütün bu tercihler, bütün bu yaptığınız demokrasi dışı uygulamalar Esenyurt'ta işinize yaramış mı yoksa Esenyurt'ta sizi daha da geriye mi atmış?

Benzer bir şeyi Üsküdar'da görüyoruz. Üsküdar'da bugün seçim olsa Yeni Parti 38.5, AKP 33.5 alıyor ve milletvekili sayısı Yeni Parti İstanbul 1. bölgede Yeni Parti 16, AKP 12. Aynı şekilde seçim sonuçlarını karşılaştırdığımızda görüyoruz ki AKP'nin oy oranında bir gerileme var. Buna karşılık Yeni Parti 38.5'la birinci parti özelliğini Üsküdar'da koruyor. Üsküdar Erdoğan'ın İstanbul'daki konutunun bulunduğu ve kaybedilmesinden derin üzüntü duyulan bir yer idi. Eğer burayı yeniden kazanmak istiyorsanız vatandaşın oyunu alacaksınız. İradesini alacaksınız. Gönlünü alacaksınız.

Bir başka olay Kocaeli İzmit. İzmit Belediye Başkanı Silivri'de tutuklu. Bugün seçim olsa Türkiye'nin veri haritası Eylül 2026, Yeni Parti %38.9, AKP 35.4 alıyor. Kocaeli genelinde yapılacak bir seçimde AKP 6, Yeni Parti 5 milletvekili çıkartıyor. Peki karşılaşma yaptığımızda gördüğümüz nedir? AKP'nin oyu 37'den 35'e düşüyor. Yeni Parti 39.3'e çıkıyor İzmit'te. Demek ki yaptığınız vahşilik İzmit'te de işe yaramamış.

Bir başka karşılaştırma Aydın. Eylül 2026 Türkiye veri haritası. Bugün seçim olsa Yeni Parti %48, AKP 24, İyi Parti 8 alıyor. Milletvekili dağılımında Yeni Parti 5, AKP 2, İyi Parti 1. Peki son seçimden bu yana nasıl dağılmış oylar? AKP 28'den 24'e düşmüş, CHP 35'ten 2'ye düşmüş. Yeni Parti 48'e çıkmış. Demek ki Topuklu Efe'yi transfer ettiğiniz zaman Aydın'ın iradesini transfer etmiş olmuyorsunuz.

Bu alandaki son örneğimiz Bursa. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız yine tutuklu. Eylül 2026 bugün seçim olsa Bursa 1. bölgede Yeni Parti 42, AKP 27.2. Yeni Parti 6 milletvekili, AKP 3 milletvekili çıkartıyor. Sonuçlara bakıyorsunuz. Karşılaştırma. AKP 32'den 27'ye gerilemiş. Yeni Parti 42'ye çıkmış.

Sizi bir kere daha demokrasi perspektifi ile uyarıyoruz. Vatandaşın iradesini masa başında kamu görevlilerini kullanarak çalabilirsiniz ama bu size milletin iradesini devretmiyor. Dolayısıyla burayı bir kere daha tüm yurttaşlarımın bilgisine sunmak istiyorum. Türkiye'de 1400 belediye var dedik. Bu 1400 belediye içerisinde hep muhalif belediyelere operasyon yapıldığını görüyoruz. Peki başka ne var? Size bir fotoğraf göstereceğim.

Bu vatandaşın adını hepimiz biliyoruz. Esenyurt'ta kayyımın yani Can Aksoy'un yardımcısı olan kişi Yusuf Ulutaş. Bu Yusuf Ulutaş'ın kimle fotoğrafı yok ki? Yani 2014'ten başlayarak 2026'ya kadar Erdoğan'la, Bilal Erdoğan'la, eski Milli Savunma Bakanıyla, AKP'nin grup başkanvekilleriyle... Peki kimdir bu vatandaş? Fatma Betül Sayan Kaya tarafından istisnai memurluğa geçirilmiş bir kişi. İstisnai memurluğa Fatma Betül Sayan Kaya 2 yıllık bakanlık döneminde 60 kişiyi geçirmiş. Bir soru önergesiyle sorduk. Bu 60 kişinin özelliği neydi ki istisnai memur yaptın? Ve bu 60 kişi bugün nerede ne yapıyorlar? Yusuf Ulutaş'ın izi belli. Ne olmuş bu vatandaş? İstisnai memur olduktan sonra Beyoğlu'na belediye başkan yardımcısı yapılmış. Beyoğlu'nda aldığı rüşvetler Sağır Sultan'ın duyacağı bir hale gelmiş. İktidar, cumhur ittifakı bunu asla önemsememiş.

Bu vatandaşı Esenyurt'a kayyum yardımcısı, belediye başkan yardımcısı olarak atamışlar. Ve bu vatandaş soyduğu paraları, rüşvet paralarını evine sığdıramadığı için özel bir daire kiralamış. O daireye kasalar koymuş. Kasaları ağzına kadar doldurmuş. 7,5 milyon dolar. Ne kadar zaman diliminde arkadaşlar? Kasım 2024'te başladılar. Şimdi Ekim 2026'dayız. Yani 2 yıl içerisinde adam 7,5 milyon doları cukkalamış. Bunlar da burada bulunan paralar. Yani bu Hasan İmamoğlu'nun yazlık evinin bahçesini kazmaya ya da kuyusunun içerisini araştırmaya benzemiyor. İşte gördüğünüz gibi kiralık evden çıkanlar. Bunun gibi niceleri var ama hiçbir AKP'li, MHP'li belediyeye herhangi bir operasyon yapılmadığını maalesef üzülerek görüyoruz.

Şimdi asrın mağdurları 830 milyar liralık bir soygundan bahsediyoruz. En az borsadaki kayıp 5 trilyonu aştı. Peki bir fon görüşmeleri başladı. Bu fon görüşmeleri acaba mağdurların sorununu çözmeye derman oluyor mu? Hayır olmuyor. Ama başka şeyler oluyor. Örneğin Sermaye Piyasası Kurulu Mahmut Sütçü, "Ben istifa ettim" diyor. Adamın istifa ettiği günün akşamında vatandaş görevden alınıyor. SPK'nın eski başkanı İbrahim Ömer Gönül 6 Mayıs 2026'da görev süresini dolduruyor. 8 Mayıs'ta Kamu Gözetimi, Denetimi ve Muhasebe Standartları Kurulu Başkanı olarak atıyorsunuz vatandaşı. 5,5 ay sonra onu da görevden alıyorsunuz. Peki Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan örneğinde olduğu gibi bu vatandaşlar görevden alındıktan sonra maaş almaya devam edecekler mi? Evet edecekler. 2 yıl süreyle hiçbir iş yapmadıkları halde arkalarında da bir enkaz bıraktıkları halde maaş almaya devam edecekler. Bu kamu vicdanını yaralıyor. Bakın bir kanun teklifi verdim. Arkadaşlarım birazdan size dağıtacaklar.

Bu çerçevede Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Enerji Piyasaları Düzenleme Kurumu, Bankacılık Kanunu, Sermaye Piyasaları Kanunu, 5375 sayılı kanun hükmünde kararname, 660 sayılı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, teşkilat ve görevleri hakkında kanunlarda değişiklik talep ediyoruz. Yağma Hasan'ın böreğine artık son verilsin. Bir adam bir kurumun başından istifaten ya da görevden alınmasıyla ayrılmışsa, ayrılmak zorunda kalmışsa, geride de bir enkaz bırakmışsa bu memleketin kesesinden ona 2 yıl daha maaş ödemeye devam edilmesin. Bu kanun teklifini basın toplantısının sonunda arkadaşlarım sizlere dağıtacaklar.

Arkadaşlar bu nasıl bir zenginleşme ki iktidar cenahında insanlar şahsi varlıklarının bir kısmını fonlara yatırıyorlar. Peki neymiş bu bir kısım para? Fatma Betül Sayan Kaya'da 163 milyon lira. İstanbul Büyükşehir'in bursuyla yurt dışına giden kişi 163 milyon lirayı tak diye sadece borsaya ve fona yatırabiliyor. Tarım Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu 100 milyon lirasını yatırmış, kaptırmış ve rencide olmuş. Ya Tarım Bakan Yardımcısı sen 100 milyon lirayı nereden buldun? Senin yaşından çok daha uzun süreler boyunca görev yapan insanlar hala ev kiralarını ödemekte zorlanırken sen 100 milyon lirayı nereden buldun be kardeşim? Tarım Sigortaları Genel Müdürü Taha Çulha. Taha Çakmak bu vatandaş 100 küsur milyon temsil ettiği kurumu zarara uğratmış ama şahsen de 500 milyon liraya yakın parayı fona yatırmış. Soralım. Bu vatandaş 500 milyon lirayı fani ömründe nereden buldu? Nasıl bir zenginleşmedir bu? Nihat Zeybekçi 250 milyonu da o çakmış. Arkadaşlar bu paralar derelerden aksa ve siz o derenin başında durup bu paraları toplasanız gene 250 milyonu 500 milyonu toplayamazsınız.

Bunca insan, 30 milyon insan açlık sınırının altındayken bütün bu vurgunu nasıl yapıyorlar sormak lazım. Tabii şunu ifade edelim. Fon vurgununun aslında nasıl çalıştığını biliyoruz. Bir uygun şirket bulunuyor. Bu halka arz ediliyor. İlişkili fon hisseleri topluyor. Fiyat yükseltiliyor. Fon getirisi parlatılıyor. Mucize fon algısı oluşturuluyor. Yeni yatırımcılar fona çekiliyor. İçerideki hisselerini fona satıyorlar. Küçük yatırımcılar fonda kalıyorlar. Çıkışlar hızlanıyor ve vatandaş içeride kalıyor. İşte hepsi bu kadar. Biz daha evvel biliyorsunuz hem Özata Gıdanın, Özata Denizciliğin hem de Gündoğdu Gıdanın bu işlerdeki etkisini, payını, AKP ile ilişkisini anlatmıştık. Şimdi burada gösteriyorum size. Diyor ki, memleketin adalet bakanı, "4 şirkette milyarlarca liralık manipülasyon tespit ettik." Bakın burada 31 şirket var. 41 şirket değil 31 şirket. Bu 31 şirketten hakkında soruşturma başlatılan hangi şirketler var? Tera Holding, Işıklar Enerji, Odin Teknoloji, Destek Finans, Gündoğdu Gıda, Özata Denizcilik, Vişne Madencilik ve Katılımevi. Geriye kalanlarda niye bir şey yok? Geriye kalanları kim koruyor? Geriye kalanlar neden en ziyade müsaadeye mazhar? Kim açıklayacak bunları? Arkadaşlar şunu söyleyeyim ki, bugün mecliste Altın Kılıç Gıda ve Kiler Holding'le ilgili bilgileri paylaşacağım. Peşinizi bırakmayacağız.

Bu memleketi organize bir şekilde soyan çetenin bir tarafta şirket, bir tarafta aracı kurumlar, öbür tarafta güya denetleyici olan ama her şeyi seyreden ve hatta vurgun yapan denetim kurumları. SPK'sından BDDK'sına kadar, Borsa İstanbul'a kadar. Peşinizi bırakmayacağız. Bunu açıkça ifade edeyim.

Tabii bütün bunlar varken bütün bunlar piyasaya çıkmasın diye gazetecilere yönelik büyük bir zulüm var. Murat Ağırel yaptığı haber değil, yapmadığı haber nedeniyle içeride. Tuğba Tekerek, Merdan Yanardağ. Merdan Yanardağ casusluk safsatasıyla hem kendisi içeriye atıldı hem Tele1'e çöküldü. Derya Okatan, Fatih Ergin, Hasan Güraksu, Ali Tarakçı, Şaban Sevinç, Mustafa Balcı, Selahattin Günday, İrem Delici. Bunlar yalnızca bir kısmı tutuklu olan gazetecilerin. Niye gazetecileri gözaltına alıyorsunuz, tutukluyorsunuz? Çünkü istiyorsunuz ki bunlar haber yapamasın. Yeniden İsmail Arı gözaltında. Bahadır bir gün gözaltına alınıyor, bir gün serbest bırakılıyor. Yani diyorsunuz ki gazeteciler de gönüllü olarak fon haberlerini yapmaktan vazgeçsinler. Başları belaya girmesin. Bakın 2025'ten bu yana Flash'ı, Ekotürk'ü, Kanal V'yi, Habertürk'ü, Show TV'yi, Bloomberg'i, HT Spor'u, Show Türk'ü, Show Max'ı, Tele1'i ve nihayet Halk TV'ye el koydunuz.

Bu herhangi bir demokratik ülkede olabilecek bir şey değildir. GAİN Medya ve T24 yine yayınları durdurulan platformlardan. Biz özgür basının yanındayız bu akşam. Saat 19'da İstanbul'da Halk TV önünde yalnızca Halk TV'ye yönelik değil Türkiye'deki tüm basın mensuplarına, gazetecilere ve medyaya yönelik ağır baskıları elbette ele alacağız, değerlendireceğiz ve bir kamuoyu etkisi yaratacağız.

Bütün bu tabloyu insanları soyarlarken 30 milyon insanı açlık sınırı altında bırakmışlar. Şimdi iki tane kanun teklifi daha getirdim size. Bunlar Sayın Genel Başkan ve üç Grup Başkanvekili tarafından imzalanmış kanun teklifleri. Birazdan sizlere bunlar da dağıtılacak. Neyi amaçlıyoruz bunlarla? Asgari ücret en az 45.800 liraya yükseltilsin.

İşçi ve esnaf emeklileri için 22.248 lira ilave ödemeyle onların da aylıkları asgari ücret düzeyine yani 45.800 düzeyine çekilsin. Sonra anayasal hakları olmasına rağmen memur emeklilerine kullandırılmayan seyyanen zam. Onlara da ayda 25.153 lira ilave ödeme yapılsın ve bu seyyanen alamadıkları zamları nihayet almaya başlasınlar. Para yok mu? AKP her zaman para yok der değil mi? Ceplerini gösterir. Bak cepte para yok. Fon soyguncularının soydukları paraları döktürün ortaya. Onlarla sınırlı değil bu aşırı zenginleşme.

Dolar milyoneri sayısının dünyada en hızlı arttığı oransal olarak lider ülke Türkiye'ye ettiniz bu memleketi. 30 milyon insan açlık sınırının altında yaşıyorsa sebebi sizin soygunlarınızdır. Çıkartın, sökülün çaldığınız paraları ve bu milleti açlık sınırının altında yaşamaktan vazgeçelim, kurtaralım. Yani meclisi boş yere oyalamak yerine gelin memura, emekliye, işçiye, asgari ücretliye ve işsize çözüm yaratalım. Türkiye Büyük Millet Meclisi olması gerektiği gibi çalışsın. Evet. Çok teşekkür ederim arkadaşlar. Sağ olun. Buyurun.

Gazeteci: Sayın Mehmet Şimşek'in açıklamaları olmuştu bu iadelerle ilgili, gönüllü esasına göre. "10 milyon kazanmadan başlanacak, başından sonuna takip edilecek" diyor. "İade için çağrılacaklar, iade ederlerse son, etmezlerse savcılıklar, Adalet Bakanlığı devreye girecek" şeklinde açıklamaları var. Bu açıklamayı siz nasıl değerlendirirsiniz?

Gökhan Günaydın: Vallahi ben bir ceza hukukçusuyum. Adam hırsızlık yapmış. Hırsızlık yaptığına ilişkin elinizde veri var ki paraları geri çağırıyorsunuz. Ona diyorsunuz ki "gönüllü kutusuna bağışını yap. Bağışını yapmazsan ben seninle ilgileneceğim." Yani Mehmet Şimşek'in yaptığı açıklama farkında mı değil mi bilmiyorum, bir skandaldır. Zaten Türkiye'de bu fon meselesinin artık her gün bir başka skandalla üstünün örtülemeyeceğini de görüyoruz. Birisi hırsızlık yapmışsa Ceza Kanunu çerçevesinde işleminizi yaparsınız. Yoksa ona adeta bir gönüllü bağış yapacağı kutu verip de "oraya o kutuya parayı koyarsan sen bütün bu soruşturmalardan kurtulacaksın" lafının hukukta da vicdanda da adalette de bir yeri yoktur. Evet, teşekkür ederim arkadaşlar.

Haber Galerisi · 39 Fotoğraf

Son eklenen içerikler

Etkinlikler, Ziyaretler, Meclis Konuşmaları, Basın Toplantıları, Önergeler, Haberler