Basın yayın organlarına yansıdığı ölçüde kamuoyunda sıcak tartışmaların ve rahatsızlıkların dile getirildiği hayvan cinayetleri ve işkenceleri konusunda Hayvanları Koruma Kanunu’nun yeniden masaya yatırılması amacıyla Anayasa’nın 98’inci İç Tüzüğün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereğince, Meclis Araştırması açılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunduğumuz araştırma önergesini bilgilerinize sunarım.
→ Araştırma Önergemiz (18.03.2024)
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Basın yayın organlarına yansıdığı ölçüde kamuoyunda sıcak tartışmaların ve rahatsızlıkların dile getirildiği hayvan cinayetleri ve işkenceleri konusunda Hayvanları Koruma Kanunu yeniden masaya yatırılmalıdır. 2004 yılında yürürlüğe giren 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kabul edilmesine karşın hem yasanın eksikleri hem de uygulamadaki yanlışlar yüzünden sorunlar giderek çığ gibi büyüdü. İstanbul Başakşehir’de yılbaşı gecesi Eros isimli kediyi canice öldürmesinin ardından sosyal medyada sert bir şekilde eleştirilen İbrahim Keloğlan’ın 13 Mart 2024’te Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesi‘nde görülen duruşmasında iyi hal indiriminden yararlanması kamuoyunda ilgili yasanın uygulanabilirliğini sorgulattı. İlgili yasada değişikliğe gidilmiş olmasına karşın, konuya gereken önemin verilmemesi, cezai yaptırımların oldukça sınırlı olması nedeniyle bu toplumsal sorun gittikçe büyüdü.
Hayvanlara yönelik şiddetin arttığı bu dönemde yasal süreç insan haklarına saldırı temelinde eleştirildiği takdirde bu sorunun giderilemeyeceği açıktır. Cezai yaptırımların yanı sıra bu konu ekseninde toplumsal bilincin geliştirilmesi ve gereken önemin eğitim konusuna verilmesi elzemdir. Söz konusu yasanın varlığı uygulamada “cezasızlık” ile sonuçlandığında, herhangi bir toplumsal etki yaratması beklenemez.
Hayvanları Koruma Kanunu’nda 2021 yılında bazı değişiklikler yapılsa da, uygulamada cezai yaptırımların hayata geçirilmemesi yasanın “cezasızlık” ile anılmasının dayanağıdır. Hayvanlara işkence eden, katleden, işkenceye uğratan aç ve susuz bırakan kimseler, hakimin takdir yetkisiyle ifadeleri alınarak serbest bırakılmakta ve/veya para cezası ile toplumun içine rahatça karışmaktadır. Kamu vicdanını zedeleyen bu fiili cezasızlık durumunun bir an önce ortadan kaldırılması gerekmektedir. Özellikle adli cezalara ilişkin Kanun’da yer alan düzenlemeleri caydırıcı olmaktan uzaktır. Ayrıca, denetim eksikliği ve cezaların uygulanmasının önündeki engeller konunun toplumsal bir sorun haline gelmiş olmasının öncelikli nedenleridir. Dahası, son dönemde dehşet verici ihlallerin yasanın var olduğu koşullarda gerçekleştiği göz önünde bulundurulduğunda, soruna gereken önemin verilmediği açıktır. Bu bağlamda, toplumda hayvan haklarına yönelik farkındalığın arttırılması, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve ilgili yasal mevzuattaki eksikliklerin giderilerek daha etkili hale getirilmesi için Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İç Tüzüğünün 104’üncü ve 105’inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını talep ve teklif ederim.
Saygılarımla.
Doç. Dr. Gökhan GÜNAYDIN
İstanbul Milletvekili – CHP Grup Başkanvekili
Sosyal Medya Hesaplarımız