GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Sayın Başkanım, çok teşekkür ederim.
Şimdi, saat 21.20, gece yarısı verilen bir önergeyle AKP fon mağdurlarının neredeyse yarısına "Siz bir bardak soğuk su için." diyor. Ne demek istiyorum? Bakın, verdikleri önerge şu, diyorlar ki: "17 Eylül 2026 tarihi ve öncesinde TEFAS'a iletilmiş olmakla birlikte, ilgili fonun temerrüdü ve/veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedenleriyle gerçekleştirilemeyen talimatlar bakımından katılma payları bloke edilmiş olanlar fon pay sahibi sıfatıyla bu kanundaki tasfiye hükümlerine tabidir." Bu teknik tabir ne diyor bize, biliyor musunuz? 450 bin mağdur var, bu 450 bin mağdurun 250 bini talimatını vermiş fakat "fiyat oluşmamış" ya da "fon temerrüde düşmüş" diyerek bu talimatı uygulamıyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - O fon neden temerrüde düşmüş, o fiyat neden oluşmamış? Bunu denetlemeyenler şimdi diyorlar ki: "Senin hiçbir alacağın yok, bu kanundaki tasfiye hükümlerine tabisin." Yani diyorlar ki: "Sen bir bardak soğuk su iç." Hem SPK'nin 79'uncu maddesini görmezden geleceksin hem de 450 bin mağdurun 250 binine "Sana bir kuruş vermeyeceğim, sen bir soğuk su içeceksin." diyeceksin. Biz bu gece yarısı önergesini şiddetle protesto ediyoruz. Vatandaşlarımızı da bu gece yarısı operasyonuyla haklarının alınması konusunda uyanık olmaya davet ediyoruz. Yeni Parti bu konuda yurttaşın hakkını korumaya devam edecektir. (Yeni Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Sayın Türeli, buyurun, sisteme girmişsiniz.
RAHMİ AŞKIN TÜRELİ (İzmir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Gerçekten de bir gece yarısı önergesiyle Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmüş olan, konuşulan ve bizlerin şiddetle karşı çıktığımız bir husus, şimdi şu anda getirilip kanun metnine eklenmek isteniyor, bu son derece yanlış. Bu konu Plan ve Bütçe Komisyonunda ayrıntılı olarak konuşulmuş. Burada, Plan ve Bütçe Komisyonunda grup sözcümüze bir söz verirsek oradaki o süreci kendisi biraz anlatsın ve bu şekilde de Genel Kurulu tam anlamıyla bilgilendirmiş olalım.
BAŞKAN - Peki, hassas bir konu olduğu için Sayın Akay'a söz vereceğim.
Buyurun.
CEVDET AKAY (Karabük) - Teşekkürler Başkanım.
Söz konusu önergeyle yaklaşık -en az- 200 bin yatırımcının, yani mağdur yatırımcının hakkı gasbedilmiş oluyor yani bu ne demek? 455 bin mağdurun, tekil kişi olarak bahsettiğimiz, resmî rakamlarla da ifade edilen mağdurun yüzde 44'ü demek, 200 bin kişi demek, SPK Kanunu'nun 79'uncu maddesi takas kesinliğiyle ilgili ve hâlen yürürlükte olan bir kanun maddesi. Buna göre satış emri vermiş olan yatırımcılar, alacak hanesine bu parayı geçirdiği tarihten itibaren temerrüt bahane edilemez veya fiyat oluşumu bahane edilemez, alacak hanesine geçirilmiş olup ödemelerini almaları gerekiyor. Bu kanun devam ettiği müddetçe siz şu anda bu önergeyle bu kanuna bunu dercetseniz bile neticede insanlar Anayasa Mahkemesine gittiğinde, davayı açtığında bu davayı kazanacaklardır hem de faiziyle birlikte paralarını geri alacaklardır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin, buyurun.
CEVDET AKAY (Karabük) - Bu konuyla ilgili biz Plan ve Bütçe Komisyonunda da özel olarak önerge verdik PBLK'yle ilgili; çok mağdur var, bir sürü dosya var. Takas kesinliğinden dolayı öncelikli olarak oradaki alacaklarının ödenmesini talep ettik, önergemiz reddedildi. Şimdi, burada ayrı bir önergeyle yasal kılıf hazırlanıyor, bize orada şifahi olarak söylenilen, bahane olarak söylenilen fiyatın oluşmaması ve temerrüt hâlinin burada kanuna dercedilmesini görüyoruz. Onun için, Cumhuriyet Halk Partisi olarak kesinlikle bu önergeye karşıyız, ret oyu vereceğimizi belirtiyoruz ve hatalı bir uygulama olduğunu da özellikle ifade ediyoruz. Bütün PBLK mağdurları şu anda bizi izliyor ve haklarının gasbedilmesine de karşılar; biz de buradan bir kez daha bunu yüksek sesle ifade etmiş olalım. (CHP sıralarından alkışlar)
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Başkanım...
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Sayın Ekmen...
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Başkanım, usule ilişkin bir şey söyleyebilir miyim? Komisyon ya da önerge sahipleri gerekçeyi bütün hazıruna, Genel Kurula açıklarlarsa üzerine söz kurmamız daha kolay olabilir eğer siz de uygun görürseniz.
BAŞKAN - Sayın Koçyiğit, henüz önerge gelmedi; onun için, Sayın Ekmen'in söz talebi var, onu bir karşılayalım.
Buyurun.
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.
Aslında Cevdet Bey, ondan önce Gökhan Bey çok detaylı bir şekilde bu önergenin niçin vatandaşlarımızın bir kısmının haklarının hilafına ve finans piyasaları açısından kazanılmış hakları ortadan kaldıran bir düzenleme olduğunu izah ettiler. Bu sorunun kendisi zaten yetkili kurumların görevini yapmamak bir yana, görevini kötüye kullanmak suretiyle bu şebekeli dolandırıcılık faaliyetine yardım etmesinden doğmuştur ancak burada Fon Kurulunun almış olduğu bir karara yasal bir kılıf hazırlanmaya çalışılıyor. Peki, bunun gerçekten böyle olması gerekiyor idiyse bu yasayı da bir hafta önce siz yazdınız, bu kararı Fon Kurulu bir ay önce almıştı. Bunu niçin yasa teklifinin ilk hâline eklemediniz?
Bununla birlikte Gülüstan Hanım çok önemli bir konuya işaret ediyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Bu önergenin kaç bin kişiyi ve kaç milyar TL'lik bir alacağı etkilediğini ya da etkileyeceğini de biz bilmiyoruz, bu konuda da Genel Kurulumuzun bilgilendirilmesi lazım. Gece yarısı önerge var, şeffaflık yok, etki analizi yok ve kazanılmış hakların ortadan kaldırılması var; buna bizim muhalefet olarak onay vermemiz mümkün değildir.
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, 3'üncü maddede 6 önergenin olduğundan bahsetmiştim. Bu önerge 6'ncı sırada, dolayısıyla önergeye sıra geldiğinde elbette sizin bu talepleriniz karşılanacaktır, gerekli açıklamalar yapılacaktır. Bu arada eğer bir söz talebiniz olursa onu karşılarım.
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Buyurun.
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Öncelikle, temel bir eleştiri yapmak istiyorum yaklaşık 500 bin insanın bu kadar önemli bir mağduriyetini konuşuyoruz ve çok temel bir kanunu konuşuyoruz mağduriyeti gidermek ve tasfiyeleri hazırlamak için ama getirilen değişiklik önergesi, bakın, maddenin hemen öncesinde gelmiş, bizim bunu istişare etmeye, gerçekten detaylı konuşmaya, tartışmaya imkânımız yok. O anlamıyla, bütün bunların Plan ve Bütçe aşamasında yapılması gerekiyordu, bu öngörüsüzlük nedeniyle öncelikle eleştiriyorum, yöntemde bir sorun var, onu söylemek gerekiyor.
İkincisi, şimdi, burada aslında var olan yasayı çelen bir uygulama yapılmaya çalışılıyor o anlamıyla hak kaybına yol açacak. Bizim burada temel amacımız zaten mağduriyeti gidermek, insanların en azından anaparalarını alacakları bir süreci başlatmaya çalışıyoruz. Şimdi, yeni bir mağduriyetin önünü açıp yasayı çelecek bir şey yapmayı açıkçası doğru bulmuyoruz. En azından ben de bunu grubumuz adına tutanaklara geçirmek istedim.
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN - 3'üncü maddenin 6'ncı sırasındaki önerge değerlendirildiğinde, yine söz istendiğinde Grup Başkan Vekillerimize söz veririm.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Buyurun Sayın Poyraz.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Bu önergeyi ilk incelediğimizde ve partimizin yetkili kurmaylarıyla görüştüğümüzde, çok net bir durum ki burada, zaten bu sürecin tamamında bu sürecin yönetimindeki bütün aksaklıkları ortaya koyduk yani sürecin bu hâle gelmesi ayrı bir idari ve siyasi aksaklık, bundan sonraki sürecin yönetilmesi de ayrı bir skandal hâlinde devam ediyor. Burada tüm yatırımcıların olağan şüpheli olarak kabul edilmesiyle, bir kere, siyasi ve idari otoritenin tamamen iyi niyeti olmadığı ortada. Dolayısıyla burada insanları alacaklı konumundan çıkarıp onların rızası dışında hissedar konumuna sokan böyle bir önerge hem kanunun ruhunu hem sürecin yönetilme stratejisindeki bütün iyi niyeti ortadan kaldırıyor ve şu an binlerce insan, binlerce insan verdikleri talimata ve bu talimata göre yatırdıkları paraya kavuşmaya çalışırken bütün bu görüşmeleri, bütün süreci bu anlamda izliyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Sosyal medya dâhil, bu konu uzmanları dâhil herkesin çığlığı bunun üzerine. Bu çığlığı duymazdan gelip, bu insanları hissedar konumuna sokup, alacaklı sıfatından çıkarıp, ondan sonra süreç içerisinde ayıklamak... Bugüne kadar neredeydiniz? Yani kendi hatalarını şu an yatırımcıya ödeten ve onları olağan şüpheli hâline getiren bir uygulama modeli; bunu kabul etmemiz İYİ Parti adına mümkün değil.
BAŞKAN - Peki.
1. Samsun Milletvekili Ersan Aksu ve İstanbul Milletvekili Nurettin Alan ile 87 Milletvekilinin Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi (2/3939) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (S. Sayısı:294) (Devam)
BAŞKAN - 3'üncü maddeyi görüşüyoruz.
3'üncü maddede verilen 2'nci önergenin oylama işleminde kalmıştık.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 294 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 3'üncü maddesinin (1)'inci fıkrasındaki "fonların tasfiyesi" ibaresinin "fonların tasfiye edilmesi" olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Selçuk Özdağ | Sadullah Ergin | Hasan Karal |
Muğla | Ankara | Rize |
|
|
|
|
|
|
Sadullah Kısacık | İdris Şahin | Necmettin Çalışkan |
Adana | Ankara | Hatay |
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ NECMETTİN ERKAN (Kırşehir) - Katılamıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Önerge üzerinde söz isteyen Hatay Milletvekili Sayın Necmettin Çalışkan.
Buyurun. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; büyük bir devlet kriziyle karşı karşıyayız. Aslında fon soygununda yaşanan bu hadise aynı zamanda devlete meydan okumaktır çünkü SPK'den izin almadan piyasaya sunum yapmak, arz yapmak devlete meydan okumaktan başka bir şey değildir.
Burada üzüntü verici taraf, ülkedeki faizden uzak duran dindar kitlenin, muhafazakâr çevrenin aldatılmış olmasıdır. "Katılım" adı verilerek faizden uzak duran bu insanlar bu tuzağın içerisine çekildi ve dolandırıldılar resmen.
Burada şunu özellikle belirtmek isterim ki devlet demek güven, disiplin, kurum demek ama burada görüyoruz ki devletin disiplini de güveni de ne yazık ki ortadan kaldırılmış.
AK PARTİ'li arkadaşlar "Kurumlar çalışıyor. Onun için Mecliste yeni bir komisyona gerek yok." dediler oysa İliç madeniyle ilgili komisyon kuruldu, Sanayi Bakanlığı görevini yapmıyor muydu? Sonrasında okul saldırılarıyla ilgili komisyon kuruldu, Millî Eğitim Bakanlığı çalışmıyor muydu? Dolayısıyla da bu itirazları anlamsız.
Değerli milletvekilleri, burada pek çok sorun var ama nereden başlayacağını insan bilemiyor. "Gönüllü iade" diye bir söz olmaz, buradan hiçbir para gelmez. Burada alınacak tedbir, zorunlu olarak bunun tahsilatı yönüne gidilmeli ama bir ayı aşkın bir süreden beri süreç hiçbir şekilde şeffaf yürütülmedi, Hazine ve Maliye Bakanı da yaptığı açıklamayla büyük ihtimalle ödeneceğini söyledi. Dolayısıyla da bugün yatırımcı anaparasını bekliyor. Ortaya 2-3 tane firma ismi atarak, birkaç siyasi figürü yem ederek bu işin arkasından sıyrılmak hiçbir şekilde mümkün değil.
Farkında mısınız bilmiyorum muhalifler susturuluyor, sosyal medya hesapları kapatılıyordu, Sayın Bakan, şimdi yeni bir süreç başladı "space" odalarında fon kriziyle ilgili konuşan odalar spamlanıyor, ilgili hesaplar kapatılıyor. Çok sayıda intihar vakası oldu, bir satır haber çıkmıyor. Duyun arkadaşlar, fon krizinden dolayı insanlar intihar ediyor, bunu örtbas etmekle de siz bu vebalin bir şekilde içine girmiş oluyorsunuz, vebal altında kalıyorsunuz. Bugün yapılacak olayın boyutları belki farklı ama hiç olmazsa çıkıp diyeceksiniz ki buraya para yatıran herkesin anaparası ödenecek, sonra TMSF üzerinden bir şekilde çözeceksiniz. Aksi hâlde, bir süre sonra yüz binlerce dava açılacak ve kamu zararı beklenenden çok daha fazla olacak. Bakın, şu yaşadığımız krizle beraber ülkemizin itibarı sarsıldı. Şu anda artık dünyada lig düştük, hiç kimse Türkiye'ye güvenmeyecek, böyle bir problemle ne yazık ki karşı karşıyayız.
Tabii, kanunun adı da ortada: Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında... Yani bir olay olmuş, kaza olmuş, bu enkazın bir miktarını kaldıralım ama sonra böyle bir olay olmasın diye tedbir yok. Buradan şu anlaşılıyor: Her krizden sonra burada toplanacağız, yeniden "Ya, bu mağdurların şöyle bir durumu var, acaba bununla ilgili ne yaparız?" diyeceğiz. Saklamaya gerek yok, bu kadar büyük vurgunun kamu kurumlarının bilgisi olmadan gerçekleşmesi hiçbir şekilde mümkün değil.
Burada esas mesele şu: AK PARTİ'li arkadaşlar, bu işin ucundaki dindar görünümlü insanlar yüzünden insanlar dinden, dindarlardan nefret ediyor. Buna da siz sebep oluyorsunuz, esas bunu çözmeniz lazım ama ne yazık ki gündeminizde yok. Gündeminizde... Grup Başkan Vekilinin işaretini bekliyorsunuz, ona göre hareket edeceksiniz. Bu milletin yüz binlercesinin fon krizinde mağdur olduğu, gelecek tehdidiyle karşı karşıya olduğu ne yazık ki hiçbir şekilde gündeminizde değil.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun devam edin
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Evet, ülkemizi gelecek günler çok daha tehlikeli şeyler bekliyor. Bu kadar büyük kriz ortaya çıktı, bir ay boyunca hiç kimseye dokunmadınız. Oysa, herhangi bir yerde küçük bir kaza olsa vali el çektirilir ama bugün, bir ay sonra beyefendiler hastalanmış da emeklilik dilekçesi vermiş de... Böylece örtbas etmeye çalışıyorsunuz. Görmediğiniz şey şu: Bunu siz sakladıkça olayın vahameti daha beter büyüyor, şirketler değer kaybediyor. Büyük büyük paraları herkes kaybetti ve artık bu ülkede bankacılık sistemine de güven kalmadı. Devlete güveni ortadan kaldırdınız. Aslında bu suç, aynı zamanda ülkeye ihanet suçu olarak da adlandırılabilecek kadar tehlikeli.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Bu açıdan sizi insafa davet ediyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'nin 3'üncü maddesinin (1)'inci fıkrasında yer alan "yürütülür" ibaresinin "uygulanır" ibaresiyle değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Mehmet Satuk Buğra Kavuncu | Hasan Toktaş | Şenol Sunat |
İstanbul | Bursa | Manisa |
Yüksel Arslan |
| Selcan Taşcı |
Ankara |
| Tekirdağ |
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ NECMETTİN ERKAN (Kırşehir) - Katılamıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Önerge üzerinde söz isteyen İstanbul Milletvekili Sayın Buğra Kavuncu.
Buyurun. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)
MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. Kanun teklifinin 3'üncü maddesi aslında en önemli madde ancak aynı zamanda iktidarın devlet yönetme anlayışını da bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Bakın, akşamın bu saatinde bu (5)'inci fıkraya getirmiş olduğunuz bu ilave nasıl bir yönetim anlayışında olduğumuzun da aynı zamanda göstergesi. Ya, hukukçu olan anlar, ticaret ehli anlar; herhangi bir şirketi kapatıyorsanız ya da tasfiye ediyorsanız oradaki para önce kime ödenir arkadaşlar? Önce alacaklıya ödenir, doğru mu? Ondan sonra ortada bir para kalırsa hissedara bu para ödenir. Bu ne diyor? "Ben bütün alacaklıları şirketin hissedarı konumuna alıyorum." diyor. Öyle bir rezaletin içine girdiniz ki nasıl çıkacağınızı bilemiyorsunuz. Tabii, tereddüdünüz şu: Acaba bu 14-15-16'sında talimat verenler içeriden haberdar oldu da mı bu talimatı verdi, bunu da ayıklayamıyorsunuz. Artık neyi amaçlıyorsanız saçma sapan bir ilave getirmiş durumdasınız; usul olarak da yanlış, mantık olarak da yanlış. Bütün bu işleri denetleyecek olan kuruma yani Sermaye Piyasası Kurumuna "Bunları düzenle, bunlara bak, araştır." demek neye benziyor biliyor musunuz? Şike yapan hakemin o şike dosyasını incelemesini istiyorsunuz ya da malzeme çaldığı için bina çöken bir müteahhide diyorsun ki: "Sen depremdeki yolsuzlukları araştır." Böyle bir rezillik olur mu ya? Böyle bir akıl tutulması olur mu? 3'üncü maddenin söylediği bu. Bunu anlayabilmek mümkün değil arkadaşlar.
Bakın, 3 gazeteci arkadaş Bloomberg'de uzun bir yazı yazdı tüm süreci anlatan. 25 yatırımcıyla, bazı devlet görevlileriyle, SPK'deki birtakım yetkililerle görüştüler ve hiçbirisi de ismini vermek istemedi haklı olarak. Öyle iddialar var ki bakın, mesela, SPK'deki üst düzey yöneticilerden birisi diyor ki: "Biz birtakım kuralların, Teranın aleyhine olacak veya Teranın faaliyetlerine zarar verecek kuralların uygulanması konusunda ayak direndiğine şahit olduk ama ses çıkaramadık." Bunun gibi korkunç iddialar var arkadaşlar. Bütün bunlar ortadayken kalkıp da bu işte denetleyici, düzenleyici, araştıran kurum olarak gene burayı işaret etmek kediye ciğer emanet etmektir. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Bakın, sıra dışı piyasa hareketleriyle ilgili bir adım atılmamış, herhangi bir ikazda bulunulmamış.
Bu 3'üncü madde, geçmişteki ihmallerin hesabını soruyor mu? Bu tablonun ortaya çıkmasına neden olan kararları bütün yönleriyle aydınlatıyor mu? Siyasi ve idari sorumluluğu açıkça ortaya koyuyor mu? Hayır. Aksine, 3'üncü maddeyle bütün tasfiye süreci SPK'ye bırakılıyor. Önce kurumların neden görevini zamanında yerine getirmediğini açıklamak zorundasınız. Maalesef Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi denen bu ucube sistemin sonucunu hep beraber görüyoruz. Kararları alanlar ortada yok, kurumlar birbirini işaret ediyor, vatandaş da kendi parasına ulaşabilmek için bekliyor. Bütün bunlar olurken beyefendi tenezzül edip Komisyona dahi gelmiyor. Kimden bahsediyorum? Sermaye Piyasası Kurulu Başkanından bahsediyorum. Hastalanmış, Komisyona gelip hesap vermiyor. Maliye Bakanı zaten ortada yok. Yani öyle bir sistem ki bu Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi, sorumluluk, yetki gırla ama sorumluluğa geldi mi kimse ortada yok arkadaşlar. Futbolda bir sürü hadise oluyor, ortada sorumlu yok. Sermaye piyasalarıyla ilgili kriz oluyor, ortada sorumlu yok, muhatap yok; kiminle konuşacağımızı bilmiyoruz. Her konu böyle. Bu, sistemin yarattığı büyük bir arızadır.
Biz manipülasyonla elde edilen haksız kazançların geri alınmasını istiyoruz, vatandaşın hakkının korunmasını istiyoruz ancak bunu yaparken bağımsız değerleme raporları, şeffaf satış süreçleri, etkili itiraz mekanizmaları ve bağımsız denetim de istiyoruz.
Bakın, devletin görevi mesele ortaya çıktıktan sonra geriye kalan varlıkları satmak değildir; devletin görevi, o meselenin neden büyüdüğünü açıklamak ve aynı felaketin yeniden yaşanmasını önlemektir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU (Devamla) - Takas kesinliğini engelleyecek bir ilave maddedir bu. Peki, bundan sonra yatırımcıyı Türkiye'ye nasıl çağıracaksınız? Sorumluları, suçluları bulmazsanız, takas güvenliğini ortadan kaldırırsanız... Zaten doğrudan yatırım gelmiyor bu ülkeye, sıcak para geliyor, sermaye piyasasına para geliyor; bunu da engelleyecek bir rezalettir bu. Onun için, MSCI'ın Haziran 2027'ye kadar verdiği süre çok kritiktir. Türkiye'ye lig düşürecek, Sri Lanka'nın, Togo'nun seviyesine indirecek bir sürecin içerisindeyiz. Bu, Türkiye'ye sıcak para gelmesini de engelleyecek bir riski beraberinde getirecektir arkadaşlar.
Bizim talebimiz şudur: 3'üncü madde keyfî uygulamalara kapı bırakmayacak güvencelerle düzenlenmelidir.
Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Sağ olun. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 294 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 3'üncü maddesinin (1)'inci fıkrasında yer alan "usul ve esasları belirlemeye yetkilidir" ifadesinin "usul ve esasları belirlemeye yetkili kılınmıştır" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Dilan Kunt Ayan | Vezir Coşkun Parlak | Mehmet Zeki İrmez |
Şanlıurfa | Hakkâri | Şırnak |
|
|
|
|
|
|
Sabahat Erdoğan Sarıtaş | Ömer Faruk Hülakü | Ferit Şenyaşar |
Siirt | Bingöl | Şanlıurfa |
|
|
|
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ NECMETTİN ERKAN (Kırşehir) - Katılamıyoruz Sayın Başkanım.
Önerge üzerinde söz isteyen, Şırnak Milletvekili Sayın Mehmet Zeki İrmez.
Buyurun. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
MEHMET ZEKİ İRMEZ (Şırnak) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Türkiye haftalardır tarihinin en büyük fon vurgunlarından birini konuşuyor. Gece yarısına gelmişiz, bu iktidar kalkıp bir tane değişiklik önergesi getiriyor; aslında hepimiz çok da biliyoruz ki kurnazlığın, oyunbozanlığın tam da marifetidir bu iktidarın, elbette ki halkımız unutmaz bunu, görüyor da.
Şimdi, Türkiye toplumu bu çürümüşlüğün, riyakârlığın ve akıl almaz pişkinliğin şokunu hâlâ atlatabilmiş değil, atlatması da mümkün değil. İktidar skandalın üzerini örtmek için yapay gündemler üretse de göstermelik operasyonlara sarılsa da nafile, yurttaş bu unutturma taktiklerine "Üzerlerine gideceğiz." palavralarına kanmıyor, ne bu kokuşmuş düzeni kabul ediyor ne de gerçeklerin karartılmasına geçit veriyor. Amasız, fakatsız, lakinsiz, bu fon vurgununun, bu para sevdalılarının, bire bin kazanmak için yanıp tutuşanların, emek karşıtı olanların, bu fon sayacı her yükseldiğinde keyiflenenlerin "Altta kalanın canı çıksın."cıların hamisi de palazlandıranı da yol vereni de yol göstereni de ve o yolu döşeyeni de bu vurguna sessiz kalanlardır. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Tüm bu yaşananların suçlusu, sorumlusu, sponsoru, sahibi, sebebi, müsebbibi elbette ki sizlersiniz. Sözüm ona, öyle aranızdan bir kurban vererek, tüm sorumluluğu birine yükleyerek "İşte ailemizin kötüsü de bu!" diyerek bu işin içerisinden sıy-rı-la-maz-sı-nız! (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) "Görmedik, duymadık, bilmiyorduk, fark etmedik, tanıyamadık." laflarına emeklinin de emekçinin de çocuğun da gencin de kadının da ve tüm Türkiye halkının da karnı doydu. Her şey siz yaşarken oldu, bakın, her şey siz yaşarken oldu. Cinayeti kör kayıkçı bile gördü ama güya SPK görmemiş, Fon Kurulunun başına getirilen zat görmemiş, güya maliyecisi görmemiş, hazinecisi de görmemiş, MASAK'ı da görmemiş(!)
Bir zat var: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz. O zat on ay önce çıkmış "Fonlar güvenilir, paranızı yatırın, sıkıntı yok." demiş, hatta bir de SPK'yi uyarmış "Bu algılar çağında SPK fonu daha iyi anlatmalı." demişti. Şimdi kalkmışlar bu zatın ve onun temsil ettiği politik aklın bu fon soygununa deva olacağına inanmamızı bekliyorlar.
Başka bir zat daha var: O da Hazine Bakanı Mehmet Şimşek. O da milyonları, milyarları götürenler için diyor ki: "Gönüllü iade ederlerse sorun yok. Etmezlerse tabii ki hukuki bir süreç Adalet Bakanlığımız tarafından işletilecek." "Çaldığını getir, sulh olalım." diyen bir Hazine Bakanı var. Yahu, atı alan Üsküdar'ı geçmiş, hatta sınırları bile aşmış, İsveç'e, İsviçre'ye kadar gitmiş, fakirin fukaranın parasının üstüne yatmış, keyif sürüyor ya, keyif!
Bakın, eminim ki bu Mecliste oturanlar arasında buruk olanlar vardır "Bu tezgâhtan niye haberimiz olmadı?" diye hayıflananlar da vardır "Bize de söyleselerdi, biz de faiz yerine fonda paramızı değerlendirirdik." diye heveslenenler de vardır ama balon patlayınca, olanları görünce bir kenara pısmış, utanmak yerine sevinenler de vardır "Paçayı kurtardık, paramızdan olmadık elbette ki." diye. Ortada büyük bir ortaklık var. Ortada bir madalyon ve iki yüzü var. Ortada iki taraf var, krizden kendini korumaya çalışanlar, biriktirdiği bir avuç birikimi kaybetmek istemeyenler var; bir de açgözlüler ve yeyip yeyip doyamayanlar var, ayrıca onları korumaya alanlar, çalıp çalıp hesap vermeyenler var. İşte, tam da bu yüzden bu kürsüden bir kez daha haykırıyoruz: Bu enkazı yurttaşın sırtına yüklemenize izin vermeyeceğiz. Göstermelik yargılamalarla bu kara deliği kapatamayacaksınız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
MEHMET ZEKİ İRMEZ (Devamla) - Eğer samimiyseniz, eğer dürüstseniz bu vurguna kim bulaştıysa tek tek açıklarsınız, yargının önüne getirir yargılarsınız. Aksi takdirde, atılacak her adım bu suçluları aklamak, paklamak dışında bir işe yaramayacak. Bu hesap ruzimahşere kalacak sananlar sakın heveslenmesin, ama bugün ama yarın yetimin, öksüzün, sabinin hakkına girenlerden hukuk önünde hesap sorulacak.
Buradan, bu kürsüden Cenab-ı Hak'tan dileğim o ki bu fon vurgununda parasını, birikimini kaybeden fakirin fukaranın elbette ki hakkını, hukukunu yerde bırakmasın. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 294 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 3'üncü maddesinin (5)'inci fıkrasına aşağıdaki cümlenin eklenmesini arz ve teklif ederiz.
"Şu kadar ki, tasfiyeye konu fonlara ilişkin olarak 17/9/2026 tarihi ve öncesinde TEFAS'a iletilmiş olmakla birlikte, ilgili fonun temerrüdü ve/veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedenleriyle gerçekleştirilemeyen talimatlar bakımından, katılma payları bloke edilmiş olanlar, fon pay sahibi sıfatıyla bu Kanundaki tasfiye hükümlerine tabidir."
Abdulhamit Gül | Harun Mertoğlu | Osman Sağlam |
Gaziantep | Rize | Karaman |
Şahin Tin | Seda Gören |
|
Denizli | İstanbul |
|
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ NECMETTİN ERKAN (Kırşehir) - Takdire bırakıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Önerge üzerinde söz isteyen yok.
Gerekçeyi okutuyorum...
CEVDET AKAY (Karabük) - Söz talebi var Başkanım.
RAHMİ AŞKIN TÜRELİ (İzmir) - Açıklama istemiştik.
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Başkanım, açıklama istiyoruz Genel Kurula.
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Başkanım, herhangi bir ek bilgilendirme yapılmadı.
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, eğer Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkan Vekili ya da kanun teklifini imzalayan milletvekillerinden herhangi birisi söz isterse elbette kendilerine söz veririm, açıklarlar ama şu ana kadar herhangi bir talep gelmedi. Dolayısıyla talep gelmediği için de gerekçeyi okutmak zorundayım.
DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Başkanım, verdikleri önergeye dair sözleri yok mu ya?
BAŞKAN - Yani herhangi bir arkadaşımızın böyle bir talebi olursa seve seve karşılarım ama yok, Grup Başkan Vekilimizin de öyle bir talebi yok; yapacak bir şey yok.
RAHMİ AŞKIN TÜRELİ (İzmir) - Biz söz istiyoruz.
BAŞKAN - Peki, istiyorsanız müsaade edin, mademki şey yok, gerekçeyi okutayım, sonra size söz vereyim.
RAHMİ AŞKIN TÜRELİ (İzmir) - Tamam.
BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Tasfiyeye ilişkin 17/09/2026 tarihi öncesinde TEFAS'a iletilen katılma payı iade talimatlarından, ilgili fonların nakit yükümlülüklerini yerine getirmesi nedeniyle takas süreci tamamlananlar zaten olağan işleyiş içerisinde gerçekleştirilmiş ve yatırımcılara ödemeleri yapılmıştır. Buna karşılık, ilgili fonların temerrüdü veya birim katılma payı fiyatını açıklayamaması nedeniyle takas süreci tamamlanamayan iade talimatlarına konu olan işlemler gerçekleştirilememiştir. Önergeyle katılma payı sahipleri adına TEFAS'a iletilmiş olmakla birlikte, ilgili fonun temerrüdü veya fiyat açıklamaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen talimatlar geçersiz hâle geldiğinden TEFAS İşlem Blokaj Alt Hesabında katılma payı bulunan katılma payı sahiplerinin de fon pay sahibi sıfatıyla tasfiye kapsamında olduklarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Düzenleme, yalnızca gerçekleşmemiş veya takası tamamlanmamış emirlerle sınırlı olup ödemesi tamamlanmış işlemleri etkilememektedir. Öte yandan, söz konusu işlemlere ilişkin alacaklılık sıfatının ve bunların kanun düzeyindeki sırasının ayrıca düzenlenmemiş olması uygulamada hukuki belirsizliklere ve farklı yorumlara yol açabilecektir.
Bu nedenle, düzenlemeyle, anılan yatırımcıların hukuki statüsüne açıklık kazandırılması ve tasfiye kapsamında sahip oldukları hakların belirgin hâle getirilmesi amaçlanmaktadır.
BAŞKAN - Söz talebi olanlara sırasıyla söz vereyim.
Sayın Ekmen, buyurun.
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sayın Başkanım, önergenin bu saatte verilmesini reddediyoruz.
LATİF SELVİ (Konya) - Ya, reddedin kardeşim!
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Bu önerge nedeniyle kaç kişinin, kaç milyar liranın etkileneceğine dair en basit bir bilgilendirmenin yapılmamış olmasını saygısızlık olarak görüyoruz.
LATİF SELVİ (Konya) - Ya, önerge verme hakkımız yok mu bizim?
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Bu önerge hakkında imza sahiplerinden hiçbirinin bir açıklama yapmamasını Genel Kurula karşı, milletimize ve hak sahiplerine karşı bir saygısızlık olarak görüyoruz.
LATİF SELVİ (Konya) - Biz görevimizi yapıyoruz. Biz samimi insanlarız.
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Burada çok açıkça söylüyoruz: Sermaye Piyasası Kanunu'nun 79'uncu maddesi ihlal edilmektedir. İktidarlar bugün gelir yarın gider, dijital izler yerinde kalır. Verilmiş ödeme emri talimatlarını iptal eden memurlar suç işlemişlerdir, bu düzenleme suç işleyen memurları koruma amacıyla getirilmiştir; Hakk'ın önünde, tarihin önünde bunun hesabı verilemez diyoruz.
Bir beyefendi oradan bağırıyor ama niçin bağırdığını da anlamadığım için kusura bakmasın.
BAŞKAN - Bu konuda eğer isterse Sayın Komisyon Başkanına söz veririm, açıklama yapar ama İç Tüzük'te bürokratlara söz verme gibi bir kural yok.
Buyurun.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
Hukukta, özellikle ticaret hukukunda bir kavram vardır "basiretli tüccar" diye. Biz burada bu önergeyle o basiret kavramını... Bu süreci bu hâle getirenler, bu süreci yönetenler ve bu sürecin sorumlularıyla birlikte devletin basiretini ortadan kaldıran, yatırımcıyı -biraz önce de söyledim- olağan şüpheli hâline getiren... Bu şekilde süreç yönetilmez Sayın Başkan, bu şekilde bu süreç yönetilmez. Bu süreci bu hâle getirenler, bu kanunu zamanında uygulamayanlar, bu kanunun gerekliliklerine aykırı davrananlar, kafasını kuma gömenler bugün kalkmışlar bu şekilde bir önerge veriyorlar, bu önergeyi de iktidar grubu eliyle veriyorlar "Biz bu işleri bu hâle getirdik, bu şekilde düzeltebiliriz." diye.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Bu işin sorumluları kendilerinin konforu açısından ve yönetme konforu açısından böyle bir kanun getiriyorlar.
Bakın, vatandaş devletin karşısında güçsüzdür, kanunlar vatandaşı korumak için vardır, devletin gücünden korumak için vardır. Böyle bir şey olabilir mi ya? Yöneticilerin konforu üzerine bir kanun çıkartılıyor. Vatandaşın ihtiyaçları, yatırımcının ihtiyaçları ne olacak? Gecenin bir saatinde böyle bir önerge getirilip... Günlerce Komisyonda konuştular, ne konuştular Komisyonda? Devleti de böyle mi yönetiyorlar? Devleti böyle yönetip böyle yasama yaparsanız bu kadar yatırımcının ve daha da fazlasının başına bu iş açılır zaten. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Sayın Türeli, buyurun.
RAHMİ AŞKIN TÜRELİ (İzmir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
İşte, Türkiye Büyük Millet Meclisi böyle çalışıyor. Bakın, İç Tüzük'te belli; nasıl görüşülür bir kanun? Önce komisyonlar var. Niye ihtisas komisyonları var? Çünkü herhangi bir kanun önce ihtisas komisyonuna girer; hatta idealinde bir asli komisyon, bir de tali komisyonlar vardır; tali komisyonlar görüşür -olması gerekeni söylüyorum- görüşlerini verirler, ondan sonra onlarla birlikte, tali komisyon görüşleriyle birlikte asli komisyonda kanun teklifi görüşülür ve sonuca bağlanır, ondan sonra Genel Kurula gelir ve Genel Kurulda da belli bir hızla geçer. Burada böyle bir şey yok. Bunların konuşulacağı yer Plan ve Bütçe Komisyonudur çünkü orada gelen ilgili maddeler konuşulur, o konuyla ilgili milletvekilleri bilgi verir, bürokratlardan bilgi alınır. Nedir mesela? Buradaki konu, bu önerge "455 bin kişinin 200 bin kişisini ilgilendiriyor." diyor. Tamam, 200 bini anladık. Peki, ne kadar, bunun değeri ne kadar toplanınca?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
RAHMİ AŞKIN TÜRELİ (İzmir) - Bunlar küçük yatırımcı mı, orta yatırımcı mı, büyük yatırımcı mı, nedir, bunların hiçbirini bilmiyoruz, bu konuda bilgimiz yok ve Genel Kurul aşamasında bunun buraya gelmesi olmaz.
Devam edeyim. 7 portföy yönetim şirketinin 131 fonu 17 Eylül 2026 tarihinde tasfiye edildi. Şimdi, buradaki hikâye şu: Kişi bu tarihten önce, 17 Eylülden önce -bir gün önce, iki gün önce, neyse- iade istemiş yani demiş ki: "Ben burada Takasbankta veriyorum bunu, iade istiyorum, alacağım." Parasını geri çekecek, alacaklı yani yatırdığı parayı geri almak istiyor ama iade talimatı yerine getirilememiş. Neden? Ya ilgili fon temerrüde düştüğü için -ki burada büyük olasılıkla bu fon soygunundaki hikâye bu- ya da birim katılma payı fiyatlarını açıklayamaması nedeniyle takas süreci gerçekleşmemiş, alacaklının parası otomatikman iade edilmemiş.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
RAHMİ AŞKIN TÜRELİ (İzmir) - Şimdi, burada alacaklı tasfiye kapsamına getiriliyor. Bakın, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 79'uncu maddesi -tane tane söylüyorum ki anlaşılsın, tartışalım burada- takas kesinliği ilkesini düzenliyor. 79'uncu maddeye göre, sermaye piyasası araçlarının takas talimatları, ödeme işlemleri ile merkezî takas kuruluşlarının üyelerinin faaliyetlerinin durdurulması veya tasfiye edilmesi durumlarında bile, durumlarında dahi geri alınamaz ve iptal edilebilir değil. Bu kesinlikle SPK Kanunu'nun 79'uncu maddesine aykırı. Arkadaşlar, yarın binlerce, belki iki yüz bin dava gelecek, kanuna aykırı bir şeyi burada nasıl çıkarıyoruz? Yani bugün günü kurtarıyoruz gene aynı şekilde. Neden? Anlaşıldığı kadarıyla verilebilecek bir para yok çünkü ortada o kadar büyük bir yolsuzluk hikâyesi var ki o para nasıl toplanacak? Neydi bunun temel kaynakları? İşte, fonların varlıkları satılacak, gönüllü iade ya da kişilerin mal varlıklarına el konulacak ya da müsadere edilecek, oradan.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
RAHMİ AŞKIN TÜRELİ (İzmir) - Tamamlayacağım Sayın Başkan.
BAŞKAN - Lütfen...
RAHMİ AŞKIN TÜRELİ (İzmir) - Yani, yok ortada, para da yok ortada.
ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Başkanım, yeterince konuşuldu, herkes konuştu. Lütfen artık İç Tüzük'e göre devam edelim, İç Tüzük'ü uygulayalım.
RAHMİ AŞKIN TÜRELİ (İzmir) - Sayın Başkan, şimdi, bir dakika yani gece yarısı...
BAŞKAN - Sayın Grup Başkan Vekili bir saniye, Sayın Türeli bir saniye...
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - 250 bin vatandaşın alacağına çöküyorsunuz, şurada iki tane laf etmeyelim, öyle mi yani!
BAŞKAN - Bir saniye... Bir müsaade eder misiniz Sayın Günaydın.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - 250 bin vatandaşın alacağına çöküyorsunuz!
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Sayın Başkan, Meclisin bir Başkanı var ya, Meclis Başkanı konuşuyor.
BAŞKAN - Sayın Grup Başkan Vekili, bakın, günlerdir, haftalardır Türkiye'yi işgal eden, meşgul eden çok önemli bir fon yolsuzluğuyla ilgili bir kanun teklifini görüşüyoruz. Gecenin bir yarısı bir önerge geliyor ama bu Komisyonda görüşülmemiş, bari müsaade edin, grupları adına Grup Başkan Vekilleri düşüncelerini ifade etsinler. Yani hiç olmazsa bu anlayışı gösterelim, lütfen. (Yeni Parti, DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)
Buyurun.
RAHMİ AŞKIN TÜRELİ (İzmir) - Teşekkür ederim.
Yani Komisyonda tartışılacak olan, konuşulacak olan şeyler Genel Kurul aşamasına geliyor. Burada da bir tartışma ortamı yok arkadaşlar, böyle olmaz, böyle olmaz! İktidar partisi sonuç itibarıyla Türkiye'de bugün bu ortaya çıkan fon soygununun sorumlusudur, gerekli işlemler yapılmamıştır. İlgili düzenleyici ve denetleyici kurumların yöneticileri işlerini, görevlerini yapmamışlardır ve baktığımız zaman ortada ciddi bir sorun var ve şimdi burada bu getirilen şey açık ve net olarak Sermaye Piyasası Kanunu'na aykırı, yarın yüz binlerce dava açılacak. Ne olacak, yani böyle bir şeyi nasıl getiriyoruz, hangi akılla getiriyoruz, bunu anlamış değiliz. Kesinlikle buna karşıyız. Bakın, zaten göreceğiz. Yani bugün, bu ülkede, burada yatırımcılardan da hepimize yağmur gibi mail yağıyor, çok ciddi bir problem var. Bunun için lütfen bu önerge geri çekilsin. Bu önerge doğru bir önerge değildir diyorum.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Sayın Koçyiğit, buyurun.
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Aslında gecenin bu saatinde gelen önerge her zaman muhalefeti işkillendirir çünkü muhalefetin bir hafızası var yani yanılmıyoruz, gerçekten yanılmıyoruz. Şimdi Genel Kurul aşamasına gelmiş, Komisyonda yeterince tartışılmamış, son dakika, teknik bir önerge gibi önümüze getirilen önergeden 200 bin insan etkileniyor. Yani mağduriyeti katmerleyen bir önergeyi getirip bizim de buna destek vermemiz, hadi olmadı susmamız, yol vermemiz bekleniyor Sayın Başkan. Biz bunu kabul etmiyoruz. Bakın, günlerdir bu Mecliste milletvekili arkadaşlarımızın her birisi isyan ediyor, haykırıyor. Kendi için mi, kendi parası için mi? Halkın yatırımları için bağırıyor. Ama şimdi kanuna aykırı işlem yapmamızı istiyorlar Sayın Başkan. Madde 79 çok açık "16 eylülde talimatı vermişse alacaklıdır." diyor kardeşim, alacaklısın.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Tamamlıyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın lütfen.
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Şimdi, bunu ortadan kaldıracak, bizi de burada yeniden bir mağduriyetin parçası kılacak yeni bir önergeyi getirip önümüze koymaları ve üstelik ısrarla... Ya, çıkın, bize gerekçesini açıklayın, gerekçe okumakla olmaz. Bir kişi çıksın, şu kürsüden bu gerekçeyi savunsun ya! Şu toplumun gözüne baka baka desin ki: "Şu nedenle getiriyorum."
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Yüzleri yok, yüzleri.
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - "Çünkü tasfiye ediyorum para yok, küçük yatırımcının parasını vereceğim ama üstünü vermeyeceğim çünkü yarın öbür gün benim bu işlemi yapan memurumu korumak istiyorum, o da benim adamım." desin. Kalksın gerekçesini açıklasın, biz de ona göre tutum alalım. Gerekçesini açıklamayıp böyle yazı yazarak, arkadan dolanarak ikinci, üçüncü vurgunlara izin vermeyeceğiz; bu kadar açık ve net.
Teşekkür ederim. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Sayın Günaydın...
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
İçinde bulunduğumuz Meclis, yüz altı yıllık bir Meclis. Bu Meclisin yalnızca yazılı hükümleri yok, aynı zamanda teamülleri var. Hem İç Tüzük'ü hem de teamülleri yok sayıyorsunuz, çiğniyorsunuz, gece yarısı haramiliğine soyunuyorsunuz. Bu kanun Plan ve Bütçe Komisyonundan geçmiş. Plan ve Bütçe Komisyonunda eklemediğiniz, herhangi bir şekilde, hiçbir şekilde Komisyonun denetiminden geçmemiş bir hükmü, bir etki değerlendirmesine de tabi tutulmamış bir hükmü gece saat 22.00'de bize dayatmaya kalkıyorsunuz. (Yeni Parti sıralarından alkışlar) Soruyorum: Bilen var mı, merak eden var mı? Burada 830 milyar liralık bir yolsuzluk var, soygun var; burada 450 bin mağdur var. Bu getirdiğiniz önerge bu 830 milyar liranın kaçını içeriyor, kapsıyor?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - 450 bin mağdurdan kaçını ilgilendiriyor? Biriniz biliyor mu, biriniz merak ediyor mu? Ne biliyorsunuz da merak ediyorsunuz? Sadece el kaldırıp indiriyorsunuz. Sonra da diyorsunuz ki "Siz de bize uyun." Biz size uymuyoruz, biz millete uyuyoruz, milletin malına çökmenize izin vermiyoruz. Sebebi ne? Ya, arkadaşlarımız söyledi, SPK Kanunu'nun 79'uncu maddesi yani takasın kesinliği ilkesi... Adam talimatını vermiş. Ne diyorsunuz? "Fiyat oluşmamışsa, fon temerrüde düşmüşse..." Fon niye temerrüde düştü? Çünkü şirket AKP'li, aracı kurum AKP'li, SPK AKP'li, Borsa İstanbul AKP'li, hep beraber soymuşlar, hep beraber göz yummuşlar; onun için fiyat oluşmamış, onun için vatandaş temerrüde düşmüş. "Kaç kişiyi ilgilendiriyor?" diyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Arka tarafta arkadaşlarımız utanarak -bak, merak edip soruyorum- diyorlar ki: "Kaç lirayı ilgilendirdiğini bilmiyoruz ama 250 bin kişiyi ilgilendiriyor." Siz şu anda bir gece yarısı önergesiyle 250 bin kişinin hak ve alacaklarına çöküyorsunuz arkadaşlar. İçinizde bunu bilerek yapan var içinizde, bunu bilmeyerek yapan var. Dolayısıyla hiçbir şekilde kanuna aykırı, kanuna uygun olmayan, hiçbir şekilde ahlaka da uygun olmayan, hiçbir şekilde akla da uygun olmayan bu önergeye Yeni Parti Grubu olarak "evet" dememiz mümkün değildir. Buraya kadar mağdurların hatırına dedik ki: "Şu düzenlemelerin geçirilmesine katkı sunalım." Ama bu iş artık gece yarısı haramiliğine dönüştü. Şu andan itibaren buna katkı değil bunu engelleme çabası içerisinde olacağız. Çekin geri bu önergeyi. (Yeni Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Sayın Güler, hoş geldiniz.
Buyurun.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Hoş bulduk Değerli Başkanım.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Gökhan Bey'e aynen iade ediyorum. Haramilik varsa da bu kötü söz kendisine yakışır.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Tabii canım, 830 milyar lirayı soyun, kötü söz sahibine ait olsun. Bu kadar basit yani! Gece yarısı haramiliği, gece yarısı! Başka bir şey değil.
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, bakın... Sayın Günaydın...
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Haramilik... Ben kötü sözleri sahibine iade ediyorum.
BAŞKAN - Sayın Güler, bir saniye, bir saniye...
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Harami de sizsiniz, kötü söz sahibi de sizsiniz.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Biz de size geri iade ediyoruz. Vatandaş izliyor, vatandaş.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Ben burada ilgili...
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Vatandaşın parasını verin.
BAŞKAN - Müsaade eder misiniz ama açıklama yapacak.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Arkadaşlar, deminden beri bekliyorsunuz yani bir müsaade edin de açıklayalım.
Değerli Başkanım, biz, geçen hafta itibarıyla -ben bir basın toplantısı düzenlemek suretiyle- mevcut kanun teklifimizi arz ettik. İlgili kanun teklifinin 3'üncü maddesinde açıkça genel olarak bu kanunun neyi getirdiğini kamuoyuyla paylaştık.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Burada mevcut 455.758 kişinin bulunduğu 7 adet portföy şirketi bünyesindeki 131 yatırım fonunun tasfiyesiyle ilgili bir kanun teklifiydi. Bu kanun teklifinin şu anda görüştüğümüz maddeleri 4 tane portföy şirketinin bünyesinde bulunan 65 tane yatırım fonunun tasfiyesiyle ilgili olarak yapılacaktır. Peki, bu, 7 portföy şirketinin 4 tanesiyle ilgilidir, bu olağanüstü; 3 tanesiyle ilgili normal tasfiye süreci Ziraat Bankası tarafından geçen hafta itibarıyla başlatılan çalışmalar neticesinde toplam 46 bin kişiye yakın fon yatırımcısının paraları ödenmek suretiyle A1 Capital, Bulls ve Pardus şirketlerinin...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Şu ana kadar önergeyle ilgili hiç bir şey söylemediniz, bekliyoruz.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Geleceğim ya, bir dakika kardeşim ya!
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Bekliyoruz, sabırla bekliyoruz.
BAŞKAN - Sayın Günaydın...
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Ya, söyleyeceğimi söyle; ver, kâğıdını ver, okuyayım ben, ne söyleyeceğim?
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Sabırla bekliyoruz, sabırla bekliyoruz.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Ne söyleyeceğim, getir.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - PBLK'ye ne diyeceksiniz, bekliyoruz yani.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Ya, de ki getir, söyleyeyim o zaman.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Ya, söyleyin de dinleyelim işte, onun için dinliyoruz. Onları dinledik biz sabahtan beri.
BAŞKAN - Sayın Günaydın, bir müsaade eder misiniz ama açıklama yapıyor.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Müsaade... Estağfurullah, sadece öğrenmeye çalışıyoruz.
BAŞKAN - Tamam da ama bakın, size ben çok geniş söz verdim.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Ya, başından beri, işte, dinle de öğrenirsin, geleceğiz.
BAŞKAN - Buyurun Sayın Güler.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Peki, toplam 65 tane, şu anda 4. Biz bu mevcut geri kalan 4 tane portföy şirketinin bünyesinde bulunan kalan 65 tane fonun tasfiyesi olarak da bir kural koyduk, dedik ki: "Buradaki tüm yatırımcılarımıza öncelikli olarak bir ara ödeme, bir ön ödeme olarak birer milyon lira vereceğiz, birer milyon lira."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - "Bu birer milyon lira verildikten sonra tasfiyeyle ilgili şirketlerdeki her bir fon -131 fonun nasıl 66 tanesi ayrı ayrı, tek tek tasfiyeye tabi tutulmuşsa bu fonlar da- tek tek tasfiyeye tabi tutulacak ve kendi fon bünyesinde bulunan tüm değerler ilgili, yatırımcı, fon yatırımcılarına nakde çevrildikçe ve piyasadaki bu değer bulundukça ödemeleri yapılacak ama öncelikle eldeki değerler açısından birer milyon lira verelim. Devamındaki süreçte de bu değerler nakde çevrilmek suretiyle kesin tasfiye süreci devam edecektir."
DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - İsteğe bağlı mı?
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Peki, bu arada şöyle bir durum var: Bu kanun teklifimizdeki 3'üncü maddedeki bu izahat neyi gerektiriyor? Kanun teklifimizde bizim öncelikli birer milyon lira vermeyle ilgili taahhüdümüz var tüm fon yatırımcıları açısından ancak burada kanun teklifinde olduğu gibi, 17 Eylül tarihi itibarıyla SPK'nin almış olduğu kararlar doğrultusunda mevcut... Bizim buradaki kuruluşları da arkadaşlarımız çok farklı algılıyorlar, TEFAS... Bakın, aynı zamanda 28 Eylülde de SPK'nin açıklayıcı kararları var. 17 Eylül itibarıyla alınan bu kararlar doğrultusunda ilgili bu portföy şirketlerinin gerek daha önceki talimatları noktasında temerrüde düşmüş gerekse de verilen talimat karşısında fiyat oluşmamış durumlar var, onu izah ediyoruz. Siz talimat vermiş olsanız bile mevcut buradaki hisseniz o satış değeriyle beraber nihai evreye oluşmadığı müddetçe bu fonun siz yatırımcısı olarak devam ediyorsunuz, fark etmiyor ki.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Kimin kusuru Başkanım?
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Ya, bir dakika arkadaşlar...
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Kaç para alacak? Soğuk su, soğuk su içecek, soğuk su içecek!
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Başka bir şey anlatmak...
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Anladım Başkanım. Kimin kusuru?
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Arkadaşlar, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu gereğince...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - İptal edilmiş emirler var ya, iptal edilmiş...
SADULLAH KISACIK (Adana) - Hayır, hayır, fiyat oluşmuş emirler var; fiyat oluşmuş, fiyat oluşmuş Başkanım.
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Fiyat oluşmama hâli çok istisnai.
BAŞKAN - Bir müsaade eder misiniz lütfen.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - ...sizin 104'üncü madde, 106'ncı madde ve 107'nci madde var piyasa bozucu eylemlerle beraber. Mesele şurada: Biz bir hukuk kuralı koymaya çalışıyoruz, beğenirsiniz, itiraz edebilirsiniz, eleştirebilirsiniz ama bunu böyle farklı bir hâle getirmeye gerek yok. Siz satış talimatı verseniz bile TEFAS bu satış talimatının yer aldığı merkezî bir kayıt kuruluşu. Sizin satış talimatı verdiğiniz orada görülüyor, kayıt altında ancak bunun nihai evrede sonuçlanabilmesi için bir temerrüt durumunun oluşmaması ve aynı zamanda bir değerinin ortaya çıkması gerekiyor. Bakın, bu süreçteyken SPK bu portföy şirketleriyle ilgili işlem tesis etmiş ve karar almış. O zaman bunun hukuki statüsü nedir, bunu da izah ediyoruz.
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Yasal olarak alacak oluşmuş ki, hukuki olarak alacak oluşmuş Sayın Başkan, hukuki olarak alacaklı!
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Hukuki statüsü şu: O kimse kusurundan yararlanamaz Değerli Başkanım.
BAŞKAN - Sayın Tanal, bir müsaade edin, iki dakika daha müsaade edin lütfen.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Özür dilerim Başkanım.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Ya, arkadaşlar, biz öncelikli olarak herkese birer milyon lira verelim, devamında değerler oluştukça bunlar, her bir fon için bu ödemeler yapılmaya devam edecek, herhangi bir şekilde... Bu konularda biz açık ve net söyledik ama şu anda değerler var, birer milyonu herkes alsın ama siz şu an diyorsunuz ki: "Hayır, kimse almasın. Sadece bu satış talimatı vermiş, ödeme talimatı vermiş..."
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Öyle mi diyoruz, öyle mi diyoruz ya!
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Ama bunun için arkadaşlar, önce...
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Herkesin alacağını verin diyoruz, anlatabiliyor muyum? 1 milyon, 1 milyon değil, hukuktan hak kazanmış olan herkesin parası verilsin diyoruz.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Arkadaşlar, bunun için...
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Bizim söylediğimizi bari çarpıtmayın.
SADULLAH KISACIK (Adana) - Başkanım, SPK 79 diyor, biz demiyoruz; SPK 79 diyor ki: "Emir geldiyse, eşleştiyse, tamam." diyor.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Hayır, arkadaşlar, eşleşme yok. Bakın, arkadaşlar, emir gelmiş...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SADULLAH KISACIK (Adana) - Biz demiyoruz, SPK 79'uncu madde diyor Başkanım.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Bir dakika ya!
Arkadaşlar, emir gelmiş, satış değeri yok, neyle eşleştiriyorsun?
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Satış değerini verecek olan kim?
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Bakın, arkadaşlar...
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Satış değerini verecek olan kim Başkan?
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Hukuk, burada da hukuk...
BAŞKAN - Sayın Güler, şöyle yapalım mı?
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Dolayısıyla, arkadaşlar...
BAŞKAN - Sayın Güler, bir saniye...
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Arkadaşlar, bizim amacımız şu: Kalan 65 yatırım fonunda da -diğerleri olağan tasfiye- mevcut herkesin öncelikli olarak da birer milyonu alması, devamında da mevcut her bir yatırım fonunun değerleri içerisinde nakde çevrilmek ve belirlenmek suretiyle bunun tamamına ödemeyi gerçekleştirebilmek. Amacımız bu. Bu kanun da bunu sağlıyor. Benim tahminim, bunların çok kahir ekseriyetiyle beraber ödeneceğidir. Bakın, çok net söylüyorum. Yüzde 100 olur mu, olamaz mı, bilemem ama biliyoruz ki...
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - İhtimalen ve muhtemelen.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Bakın, başlangıçta da bu cümleleri kurdu bazı arkadaşlar, isim vermeyeyim, "Bu olağan tasfiyeyi yapamayacaksınız." dediler, bakın, yapıldı. Öyle değil, bakın, 4 tane portföy şirketi kaldı. 3 tanesi A1 Capital, Bulls yapıldı, yaklaşık 40,5 milyar TL ödeme yapıldı.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Olağan tasfiyeyi yapamayacak bir durum yok
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Müsaade edin.
Mevcut durum içinde biz bir hukuk tarifi yapıyoruz. Bakın, bu önerge bir hukuk tarifidir. Birilerinin eksikliği olabilir, ihmali olabilir, görevini kötüye kullanmış olabilir, o başka şey, o yargılamalar bizi ilgilendirmiyor, o yargıyı ilgilendiriyor, biz kimseyi yargılayamayız. Ama şunu belirlememiz lazım: Yasama olarak bizim hukuken bir kişinin konumunu belirlememiz lazım. Bakın, oradaki değerli milletvekilimiz çok net söyledi: 6362 sayılı SPK 79 eş değerlemelerinin karşılıklı gelmesini ifade ediyor, sadece satış emri yetmez. Peki, boşluk olmasın dedik, satış emri verilmiş olan kişilerin durumu nedir? Bunu izahata kavuşturuyoruz.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Yerine getirmek için sorumlu Başkanım.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Sayın Güler, Komisyona niye getirmediniz bu önergeyi?
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Ya, arkadaşlar, bakın...
BAŞKAN - Sayın Güler, bir saniye...
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - "Hiçbir şey almazsınız." diyorsunuz, izaha kavuşturmak değil bu!
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Bunların dışında idari dava yargıda dava açma hakkı, tazminat açma hakkı herkes için mümkün. Biz burada kimseyi cezalandırma veya yargılama noktasında değiliz, bir hukuk tarifi yapıyoruz ve konumunu belirliyoruz.
BAŞKAN - Sayın Güler, lütfen, bir saniye, bir saniye...
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Sayın Güler, neden Komisyona gelmedi bu önerge burada geçiriyorsunuz?
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Kanun çıkarmak suretiyle adamın alacağını alamamasına vesile oluyorsunuz.
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, bakın, Sayın Grup Başkanı buraya geldi....
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Gökhan Bey, öyle değil.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Ya, değilse ben burada boşa mı konuşuyorum?
BAŞKAN - Sayın Günaydın, bir müsaade eder misiniz, bir açıklama yapayım ama.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Tamam, teşekkür ederiz Başkanım.
BAŞKAN - Şimdi, Grup Başkanı buraya geldi, istediğiniz buydu "Biri gelsin, açıklama yapsın." diye, ben son kez -çünkü açıklama yaparken farklı farklı itirazlar geldi- bütün gruplara birer dakika söz vereceğim, sadece Grup Başkanına, Sayın Güler'e sorularını yöneltsinler, Sayın Grup Başkanı da o sorulara cevap versin. Lütfen, sadece soru yöneltsinler.
Sayın Ekmen'den başlıyoruz ama lütfen soru yöneltsin, Sayın Grup Başkanı cevaplasın.
Buyurun.
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Efendim, fiyatı oluşmamış bir fonda, bir ekran kaydında satış emri verilebilir mi? Satış emri veriyorsanız ortada bir fiyat vardır.
İkincisi: Temerrüde düşmüş bir fon için, bir hisse için, değer için satış emri verilebilir mi? Satış emri verdiyseniz henüz temerrüde düşmemiştir, siz emir verdikten sonra temerrüde düşmüş olabilir.
Üçüncüsü: MKK'nin kayıtlarının silindiği noktasında çok ciddi iddialar var, çok ciddi iddialar var, bu konuda dijital bir inceleme yapıldı mı?
Ve son son olarak: Burada gerçekleşmiş yani TEFAS'a iletilmiş, eşleşme sağlanmış ama gerçekleşme onayı verilmemiş yüzlerce ekran kaydı var, bunu nasıl açıklayacaksınız?
BAŞKAN - Peki, teşekkürler.
Sayın Poyraz...
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Bir dakika... Başkanım, hepsini...
BAŞKAN - Sayın Başkan, topluca yapın lütfen, topluca yapın.
Buyurun Sayın Poyraz.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Sayın Başkanım, ben tabii, söz isterken bir soru sormak amacıyla değil ama siz soru olarak verdiniz, ben de o zaman fikrimi soruya çevireyim. Ben Sayın Abdullah Güler'in, AK PARTİ Grup Başkanının açıklamalarını dinlediğimde ve not aldığımda şunu anladım: Bunu çözme iradesi olmadığı gibi, sanıyorum, çözmeyle ilgili kendilerine karşı da bir öz güven söz konusu değil. Buna ilişkin şöyle bir şey düşünürler mi? Sermaye piyasasının, 450 bin yatırımcının, dolaylı olarak etkilenen 6-7 milyon vatandaşın derdini çözmek için -Sayın Adalet Bakan Yardımcımız da burada- içeri aldıkları, bu işi tezgâhlayanları çıkarsınlar, bence onlar bu yaptıklarını düzeltecekler çünkü şu an önümüze getirdikleri kanun da önerge de ortaya koydukları heyetler de bunu çözme kabiliyetinde değil, ancak dolandıranlar çözebilir bu işi, şu an görünen o. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Sayın Türeli, buyurun.
Bir dakika ve lütfen, soru...
RAHMİ AŞKIN TÜRELİ (İzmir) - Sayın Güler, eğer Sermaye Piyasası Kanunu'nun 79'uncu maddesi olmasaydı sizin dedikleriniz olabilirdi ama 79 çok açık ve net, bunu nasıl yok sayıyorsunuz?
Bakın, "Takas kesinliği..." ve diyor ki... Burada fiyat oluşması, temerrüde düşme değil; takas talimatları, talimatla başlıyor iş, ödenmeyle değil. Takasın kesinliği talimatı verdiği anda başlıyor, 79 çok açık ve net; 79 varken böyle bir düzenleme yapamazsınız. Yok mu sayıyorsunuz 79'u? Böyle bir bakış, böyle bir olay yok. Yani, hukuka aykırı olduğunu bile bile bunu getiriyorsunuz. Neden? Ödeyemeyeceğiniz için mi getiriyorsunuz? Niye yapıyorsunuz bunu? Yani, yüz binlerce insanı mağdur ediyorsunuz.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Cevabı var efendim, vereceğiz; cevabı var.
BAŞKAN - Sayın Koçyiğit, sorunuzu alayım, süreniz bir dakika.
Buyurun.
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Ya, şöyle Sayın Başkan: Mesele, soru-cevabı geçmiş durumda, ortada vahim bir durum var, vahamet gittikçe de katmerli hâle geliyor; biz, gerçekten, cümle kuramıyoruz.
Şimdi, yasaya aykırı, SPK 79'a aykırı bir önerge getirmişler; Sayın Başkan anlatıyor, anlatıyor, SPK 79 yokmuş gibi anlatıyor. 1 milyon defa da anlatsa hiçbir şey değişmeyecek, SPK 79 hâlâ orada duruyor. Ya onu ilga edeceğiz, çok açık ve net, bizden de buna ortak olmamızı istiyorlar ya da gerçekten hukuka uygun bir düzenleme yapılacak.
Bize şu sorunun cevabını net versin; burada 200 bin insan hak kaybı yaşayacak mı yaşamayacak mı; parasını alacak almayacak mı? Talimatının gereği, talimat verdiği günden itibaren doğan alacağını hukuken alacak mı almayacak mı? Bu fon tasfiyesine getirdikleri önerge buna neden oluyor mu olmuyor mu; bunun cevabını versin bize.
Teşekkür ederim.
BAŞKAN - Teşekkürler.
Sayın Günaydın, buyurun.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Mesele, soru meselesini çoktan geçmiş de ben de söyleyeceklerimi soru formuna çevireyim; üç tane net sorum var:
Bir, hukuk güvenliği ilkesi ve vatandaşın iktisadi güvenliği; SPK 79 orada dururken, takasın kesinliği ilkesi orada dururken, genel kanun ilkesi orada dururken siz şimdi diyorsunuz ki "Ben bu kanunla SPK 79'u ortadan kaldıracağım, takasın kesinlik ilkesini de ortadan kaldıracağım. Geriye yönelik yaptığınız işlemleri sonradan çıkardığım bir kanunla lağvedeceğim." Bunun dünyanın herhangi bir hukuk yerinde, hukuk devletinde yeri olamaz. Tersini düşünüyorsanız aynı benim gibi hukuki terimlerle açıklayın; soru bir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - İkinci sorum: 850 milyar liralık hırsızlık var, 450 bin mağdur var; getirdiğiniz bu düzenleme kaç yüz bin insanı ilgilendiriyor? PBLK'de bu şekilde ortada kalan kaç yüz bin insan var? Net rakam istiyorum sizden, kaç yüz bin insan ve bunun karşılığı söz konusu olan kaç yüz milyar TL?
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Alacak ne kadar?
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Bu meseleyi eğer sizin milletvekili arkadaşlarınız bu rakamları bilmeden oyluyorsa, siz de bunu açıklamıyorsanız ve hatta siz de bunu bilmiyorsanız benim bu memlekete söyleyebileceğim bir şey yoktur. Meclisi bu noktaya getirmekle "Yazıklar olsun!" demekten başka bir şeyim yoktur.
Üçüncü soracağım soru, üçüncü sorum, bununla bitiriyorum: Diyorsunuz ya burada "Çok büyük ihtimalle ben inanıyorum ki alacakları ödenecek." Acayip kesin cümleler bunlar ha! Mehmet Şimşek de aynısını söylüyor, ne demiş adam: "Çok büyük ihtimalle kişiler yatırdıkları parayı bir ihtimal geri alabileceklerdir." Siz de aynı kesinlikle konuşuyorsunuz. Ben size bir netlik oluşturabilmeniz için bir soru soracağım: PBLK'de kalmış bir adam, 100 bin lira da para yatırmış, son parasını...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Hemen bitiriyorum Başkanım.
BAŞKAN - Lütfen, çok kısa, buyurun, uzadı yani buyurun.
İSMET GÜNEŞHAN (Çanakkale) - Uzayacak Başkanım ya!
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - 250 bin insanın yüzlerce milyar liralık parasından bahsediyoruz ve sorum şu kadar basit: Adam canından, dişinden biriktirdiği 100 bin lirayı PBLK'ya takmış -AKP'li ya da Yeni Partili- siz bu adamın bu getirdiğiniz kanunla ne kadar parasını geri alabileceğini öngörüyorsunuz? Etki değerlendirme raporunuzda bu yok da siz bize bunu söyleyin. Bana söylemenizin bir önemi yok, vatandaş bunu duysun ki seçim zamanı size bunu sorsun.
Teşekkür ederim.
BAŞKAN - Sayın Güler, bu sorulara cevap vermeniz için kesintisiz olarak...
Buyurun.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Tabii, önce mevzuatı açıklamamız lazım maalesef, keşke arkadaşlarımız... Yani ben bazı şeyler biliniyor diye üstten geçiyorum ama şimdi arkadaşlar hep 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 79'uncu maddesine atıf yapıyor. Bu 79 "takas kesinliği" diyor ama mesela uygulamada bu nasıl oluyor? TEFAS nedir? Biraz önce bahsettiniz kodlarıyla beraber, neydi adı PBLK terimi nedir?
RAHMİ AŞKIN TÜRELİ (İzmir) - Başa mı dönüyoruz Sayın Güler?
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Ya, kardeşim, SPK 79'u ortan kaldırsaydınız ya!
RAHMİ AŞKIN TÜRELİ (İzmir) - Yani bunlar konuşulacaktı Komisyonda.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Ne diyeceğinizi biliyoruz, hâlâ onlara sığınıyorsunuz ya!
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Ya, bir dakika...
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - SPK 79 orada duruyor "Yok uygulaması neymiş?" yani. Kanun oradayken uygulamasını niye anlatıyorsunuz?
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - PBLK ne o zaman? PBLK ne?
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Ya, dostum, hepimiz hukukçuyuz, Allah'ınızı severseniz ya!
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Ya, arkadaşlar...
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - "Uygulamanın nasıl olduğunu biliyor musunuz?" diyorsunuz. Uzman olmak zorunda mıyım; bu bir ve ikincisi de biliyorum.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Bir dinleyin...
6362'de PBLK diye bir şey yok. Siz PBLK'yi soruyorsunuz, ben de anlatıyorum. 6362 sayılı Kanun'un 79'uncu maddesinde PBLK diye bir şey var mı, sorun bakayım arkadaşlara, TEFAS diye bir şey var mı, bir sorun ama şimdi diyorsun PBLK'da... Sorunuz şu: "PBLK'de satış emri vermiş kaç kişi var?" diye sordunuz mu? Nedir bu?
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Yani siz "PBLK'de zaten takas kesinliği diye bir şey yoktu, biz vatandaşı kandırdık." mı demek istiyorsunuz? Siz onu mu diyorsunuz ya; cevap verin bana!
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - PBLK nedir, bir izah eder misiniz? PBLK nedir?
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Siz bana "Vatandaşı kandırdık, takas kesinliği zaten yok." mu demek istiyorsun?
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Ya, PBLK nedir söyler misin?
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Ya, sen beni sınava mı çekiyorsun? Ben makroekonomi doçentiyim, ukalalık yapmıyorum burada!
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Evet, arkadaşlar, anlaşılıyor ki...
BAŞKAN - Sayın Günaydın, müsaade eder misiniz...
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - PBLK'yi bir anlatalım.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Ah Amasyalı Ah, sana soracaklar Amasya'da 750 bin adam!
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Değerli Başkanım, Merkezi Kayıt Kuruluşu MKK'nin iş ve bilişim uygulamaları ve kuralları var. Bunun 1.6'ncı bölümünde -hemen açıp bakabilirler- orada emirlerin iletilmesi, yani satış emri iletilmesiyle satışların kesinleşmesi arasında iki başlı bölüm vardır -uygulama, bakın oraya yani- bu nedir? Yani sizin bahsettiğiniz bu satış emri nedir, 79 bağlamında kesinlik nedir? Ya, bunlar bambaşka şeyler.
RAHMİ AŞKIN TÜRELİ (İzmir) - "Talimat" diyor Sayın Güler.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - "Ben oyum, buyum." diyebilirsiniz. Keşke Aşkın Bey izah etseydi. Şimdi, orada, emirlerin iletilmesi aşamasında hesap ve bakiye kontrolleri yapılır, paylar işlem blokajına alınır, işlemin gerçekleşmesi aşamasında ise Takas Bankın yani TEFAS'in tamamlama bildirimi üzerine karşı hesaba da belirlenen bu rakam neyse değer ve temerrüt durumu oluşmamışsa da aktarılır. "PBLK" dediğimiz şey bir satış emri, vermiş ancak satış emri verdiği TEFAS'in kayıtlarına düşmüş. Burada şimdi iki başlıklı bir durum var, bir değer oluşması lazım. Neden? Bakın, arkadaşlar, bu fonun içerisinde belki devlet tahvili var, belki herhangi bir özel şirketin bir hissesi var...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Güler, toparlayın lütfen, oylamaya geçeceğiz.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Belki para fonu var, belki serbest fon var, belki 7-8 başlıkta bu yatırım fonu içerisinde değerler var. Biz bunun hangi aşamada, ne değer oluştuğunu bilmiyoruz ki. satış emri verdiniz. O fonda o değerlerin oluşması lazım ama oluşurken de dediğim gibi iki aşamalı sistem var.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Neden oluşmamış değerler? Deprem mi olmuş?
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Kusuru ne yani?
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Ne olmuş yani sebep ne?
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Ya arkadaşlar... Ha neden oluşmamış?
RAHMİ AŞKIN TÜRELİ (İzmir) - Oluşmaması vatandaşın suçu mu?
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Bakın Başkanım, şimdi Gökhan Bey doçent ya, şimdi satış emrini verdiği anda iki tane durum ortaya çıkıyor. Bunun valörü nedir? Yani valör dediğimiz sıfırsa siz bir gün içinde yirmi dört saatte paranızı alırsınız. Valörünüz 1'se yirmi dört saat artı ikinci günde alırsınız. Valörünüz 2'yse, çünkü bunların her birinin arkadaşlar teknik olarak, ben de bilmiyordum, bakın aylardır çalışıyorum, öğrendim.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Böyle böyle anlat ki soygun ortadan kalksın, soygun konuşulmasın.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Ya değil arkadaşlar. Bakın yapmayın.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Yani fonların içinin boşaltıldığı konuşulmasın.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Ya yapmayın.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Valör 1, valör 2 diye anlat bana sen bunu. Allah'ım ya Rabb'im ya!
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Ayıp ediyorsunuz, yapmayın! Her birinin kıstasları farklı, içeriği farklı, bu yatırım fonlarının değerlemeleri farklı. O hâlde siz satış emri vermiş olsanız bile eğer orada nakde dönüşecek bir değerlemeniz oluşmamışsa, sizin temerrüt durumunuz yoksa elbette yapılmıştır da. Ama yapılamadığı durumlarda bunun hukuki durumu nedir, bunu izah etmeye çalışıyoruz.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Neden yapılamamış? Vatandaşın bir suçu var mı? Vatandaşın suçu var mı?
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Arkadaşlar, temerrüde düşmüş. Ya Allah Allah! Arkadaşlar, neden yapılamadığı başka bir soru. Bakın, biz burada bu durum oluştuğunda...
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Başkanım, yatırımcının kusuru yok, kusuru.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - ...bu kişinin konumu nedir diye hukuki tarif yapıyoruz.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Hukuku tarifi kusursuz adam ya!
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Buna birinin ihmali olmuş olabilir, birinin başka işi olabilir o ayrı bir şey ama burada hukuki tarif yaparken bu neden olmuş diye sorulmaz. Bu hukuki tarif yapılamaz dersin veya şöyle yapılır dersin...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Hukuki tarifte kusursuz adamı koruyacağız, kusursuz adamın tepesine binmeyeceğiz.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Arkadaşlar, demin Mehmet Emin Ekmen de...
BAŞKAN - Değerli arkadaşlar, bu konu yeterince konuşuldu. Bunu bırakırsak sabaha kadar bitmeyecek.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Merkezi Kayıt Kuruluşumuzun kayıtları asla yok edilemez. Kayıtlarımız gerçekçidir. Dolayısıyla mevcut durum içerisinde arkadaşlar ben...
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Başkanım, soruyoruz: 830 milyar liradan kaçını, 450 bin yatırımcıdan kaç kişiyi ilgilendiriyor! Cevap istiyoruz! Cevap istiyoruz!
RAHMİ AŞKIN TÜRELİ (İzmir) - Önerge geri çekilsin! Sayın Başkan, önerge geri çekilsin!
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Cevap yok Başkanım, hiçbir sorumuza cevap alamadık ki!
RAHMİ AŞKIN TÜRELİ (İzmir) - Önergeyi geri çeksin iktidar grubu!
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Kaç kişi ve kaç milyar etkileniyor!
BAŞKAN - Bir müsaade eder misiniz.
Son bir dakika Sayın Güler.
Buyurun.
Lütfen, ondan sonra oylamaya geçeceğim.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Değerli arkadaşlar, tabii, Mehmet Emin Ekmen Bey de... Merkezî Kayıt Kuruluşumuzdaki bütün kayıtlar... Onlar sosyal medya yalanları, asla kaybolması mümkün değildir arkadaşlar çünkü bu kayıtlar aynı zamanda SPK'de...
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Bu gerçekler bir gün ortaya... Elbette asla kaybolmaz ama silindiler!
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Yok arkadaşlar, onların hepsi...
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Silindiler!
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Yok arkadaşlar, mümkün değil.
Bakın arkadaşlar, bütün kayıtların hepsi hem borsada, hepsinde paylaşılıyor bunlar; öyle bir şey olması mümkün değil.
Arkadaşlar, bakın, yargı süreci işliyor -SPK 104, 106, 107- kim neye karışmışsa sonuna kadar hesabı sorulacaktır. Bu konularda, mevcut bu durum içerisinde bizim derdimiz, amacımız burada, bu değerler üzerinden, bütün bu yatırım fonlarına para yatırmış kişilerin paralarına kavuşmasıdır ama bunun zamana ihtiyacı var, hukuki belirlilik ilkesine ihtiyacı var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Belli bir dengede öncelikli olarak adım adım takip etmemiz lazım.
BAŞKAN - Sayın Güler, teşekkür ediyorum.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Ben teşekkür ediyorum, sağ olun.
BAŞKAN - Yeterince açıklığa kavuştu.
Şimdi...
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Kaç kişiyi ilgilendiriyor! Kaç kişiyi! Kaç kişiyi ilgilendiriyor! Kaç milyarı ilgilendiriyor! 100 bin mi, 200 bin mi, 50 bin mi, 5 bin mi! Kaç mağdur var!
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Başkanım, her şeye bir cevap var, kaç kişiyi ilgilendiriyor ve kaç milyarı ilgilendiriyor; bunun da cevabını alsak memnun olurduk!
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Valla bir cevap alamadık Başkanım! Bir cevap yok, sorularımızın yanıtı yok! Havada!
BAŞKAN - Sayın Grup Başkan Vekilleri, ben çok geniş bir şekilde size defalarca söz verdim...
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Ya, bize soru sordurmadınız mı! Soruları sorduk, cevap alamıyoruz!
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Tamam, cevap verilmiyor!
BAŞKAN - Sayın Grup Başkanına da on beş dakika; ilk on dakika, sonra da beş dakika söz verdim. Bunu şimdi artık uzatmanın da bir manası yok.
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Vallahi Başkanım, sabaha kadar da sürse milletin hakkıdır!
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Başkanım, mevzuat anlatıyor ama yanlış anlatıyor!
BAŞKAN - Oylamaya geçeceğiz yani oylamaya geçelim.
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Milletin hakkıdır! Sabaha kadar da sürse devam...
BAŞKAN - Bir müsaade eder misiniz, bir müsaade edin.
Çünkü bunu...
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Başkanım, siz bize dediniz ki "Soru sorun."
BAŞKAN - Evet.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Biz Grup Başkan Vekiliyiz, diğer sorularımın hepsinden vazgeçtim. 830 milyar liranın kaç lirası 450 bin mağdurun kaç kişisini ilgilendiriyor? Sadece burada cevap istiyorum.
TAHSİN OCAKLI (Rize) - Önergeyi geri çeksinler Başkanım.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Arkadaşlar...
BAŞKAN - Sayın Güler, lütfen, iş gelip burada kilitlendi. Şu soruya, Sayın Ekmen'in de diğerlerinin de ortaklaştığı soruya lütfen cevap verin, kapatalım bu konuyu.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Tamam, evet arkadaşlar, hemen cevap vereyim.
BAŞKAN - Lütfen, buyurun.
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Ben de sordum Başkanım, lütfen, DEM PARTİ de soruyor.
BAŞKAN - Arkadaşlar, Grup Başkanına söz verdim lütfen.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Bakın, arkadaşlar, şimdi, bu, mevcut bu soru kanunu verdiğimiz tarih itibarıyla olsaydı mevcut 46 bin kişiye yakını normal tasfiyeyle geldi, belki onun içinde de vardı bilemezsiniz. Şimdi, Hedef grup var, o da normal tasfiyeye girebilir. Ben size şunu diyorum: 65 fon içerisinde, yatırım fonu içerisinde tasfiye edileceklerde valörü sıfır olan, 1 olan, 2 olan; neye göre belirleyeceksiniz? Satış emri gün içinde kalmış, neye göre belirleyeceksin, kıstasınız ne?
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sıfırı merak ediyoruz, para piyasası fonu olan sıfırı merak ediyoruz, diğerlerini değil.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Para piyasası fonunda ben size mesela 50 bin desem...
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - İnanırız, ne deseniz inanırız, yeter ki bir şey söyleyin.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Arkada bürokrat "250 bin" diyor, 250 bin.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - ...yarın Hedef grup pazarlasa 30 bine düşse bunun bir anlamı yok ki arkadaşlar, bakın mesele şu...
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Abdullah Bey, arkada bürokrat "250 bin kişi." diyor, arkada.
HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Ya, orada siyasi spekülasyon saikiyle mi söylüyor bunu?
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Sizin bürokratınız mı spekülasyon yapıyor? Kulaklarımla duyuyorum ya, bunların çoğu AKP'li ya.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Arkadaşlar, eksik... Arkadaşlar, bakın, biz merkezi kayıt kuruluşu içerisinde satış emri dediğimiz neye göre vereceksiniz, 13 Eylüle göre mi, 14 mü, 15 mi, 16 mı? Valör sıfırı, 1'i, 2'yi; neye göre kıstas alacaksın? Yapmayın bunu arkadaşlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Evet, sayın milletvekilleri, bu konuyu çok uzun uzadıya tartıştık.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Yani herhangi bir rakam veremiyorsunuz öyle mi?
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Veremezsiniz ki kıstasınız ne?
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Veremezsiniz, anladım, anladım, belli zaten.
ABDULLAH GÜLER (Sivas) - Kıstasınız ne?
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Bir şey bilmiyorsunuz dolayısıyla.
BAŞKAN - Söz taleplerinizin tamamını karşıladım.
1. Samsun Milletvekili Ersan Aksu ve İstanbul Milletvekili Nurettin Alan ile 87 Milletvekilinin Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi (2/3939) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (S. Sayısı:294) (Devam)
BAŞKAN - Şimdi, önergeyle ilgili oylamaya...
(Yeni Parti sıralarından bir grup milletvekili ayağa kalktı)
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Yoklama istiyoruz.
BAŞKAN - Peki, önergenin oylamasından önce bir yoklama talebi var, şimdi onu karşılayacağız.
Sayın Günaydın, Sayın Tanal, Sayın Ersever, Sayın Güneşhan, Sayın Tahtasız, Sayın Çan, Sayın Ocaklı, Sayın Torun, Sayın Pala, Sayın Taşkın, Sayın Karabat, Sayın Kayışoğlu, Sayın Arı, Sayın Karagöz, Sayın Ertuğrul, Sayın Öztürk, Sayın Özer, Sayın Meriç, Sayın Özcan, Sayın Arpacı.
Yoklama için üç dakika süre veriyorum ve yoklamayı başlatıyorum.
(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı vardır.
1. Samsun Milletvekili Ersan Aksu ve İstanbul Milletvekili Nurettin Alan ile 87 Milletvekilinin Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi (2/3939) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (S. Sayısı: 294) (Devam)
BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Hırsızlığa kaldırılan ellerdir bunlar, resmen yani. Hırsızlığa kaldırılan ellerdir.
HASAN UFUK ÇAKIR (Mersin) - Hırsızlıkta en son konuşacak adamsın!
SELAMİ ALTINOK (Erzurum) - Mahmut, haddini bil! Mahmut haddini bil!
BAŞKAN - Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmiştir.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Hırsızlığa kaldırılan ellerdir bunlar!
BAŞKAN - Kabul edilen önerge doğrultusunda 3'üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Hırsızlığa kaldırılan elleri görüyoruz biz, resmen!
HASAN UFUK ÇAKIR (Mersin) - Hırsızlıktan en son konuşacak adamsın sen!
SELAMİ ALTINOK (Erzurum) - Haddini bil, ne alaka!
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Tescillendiniz, hırsızlığa el kaldırıldı!
SELAMİ ALTINOK (Erzurum) - Ne alaka? O sana göre!
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - El kaldırıldı hırsızlığa!
BAŞKAN - 4'üncü madde üzerinde 5 önerge vardır; önergeleri aykırılık sırasına göre işleme alacağım.
İlk önergeyi okutuyorum:
(Kâtip Üye Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara tarafından önergenin okunmasına başlandı)
"Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 294 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin..."
SELAMİ ALTINOK (Erzurum) - Mahmut, işine bak! Ayıp ya!
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Hırsızlığı yapanları savunanlar ayıp işliyor!
SELAMİ ALTINOK (Erzurum) - Sen savunuyorsun, ayıp ayıp!
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Sizin yaptığınız ayıp, hırsızlığı savunuyorsunuz! Hırsızlığı savunuyorsunuz!
SELAMİ ALTINOK (Erzurum) - Terbiyeli ol!
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Sayın Valim, Sayın Valim...
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Hırsızlığı savunuyorsunuz. Ahlaklı davranmaya davet ediyoruz!
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, bakın önergeyi duyamıyoruz, lütfen.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Ahlaklı davranmaya davet ediyoruz!
BAŞKAN - Lütfen, 2 maddemiz kaldı, lütfen.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Sayın Valim, sizden rica ediyorum: Şu önergeyi yarın uzmanlarınıza incelettirin ve yarın bana diyin ki "Sen haksızsın Gökhan Günaydın."
BAŞKAN - Sayın Tanal, Sayın Günaydın, lütfen önergeyi duyamıyoruz ama takip edemiyorum; gerçekten zorluk çekiyorum takip etmekte lütfen.
HASAN UFUK ÇAKIR (Mersin) - Memleketi soydunuz belediyelerden!
BAŞKAN - Lütfen arkadaşlar, lütfen 2 maddemiz kaldı; şunu bitirelim.
(Kâtip Üye Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara tarafından önergenin okunmasına devam edildi)
"...4'üncü maddesinin teklif metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
Dilan Kunt Ayan | Sabahat Erdoğan Sarıtaş | Ömer Faruk Hülakü |
Şanlıurfa | Siirt | Bingöl |
Ferit Şenyaşar | Vezir Coşkun Parlak | |
Şanlıurfa | Hakkâri" | |