CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle Radyo ve Televizyon Üst Kurulundaki ( RTÜK ) istihdam politikaları ile ilgili soru önergesini TBMM Başkanlığı’na sundu.
RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin‘e ve atadığı yakınları ve akrabalarına (Nalan Şahin, Bülent Şenkardeşler, Hülya Köksal, Hasan Şahin) yöneltilen iddialar doğru mudur? Doğru ise konuya ilişkin bir soruşturma başlatılmış mıdır? sorusunu Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na soran Doç. Dr. Gökhan Günaydın, şunları dile getirdi;
”Birgün gazetesinden İsmail Arı’nın yaptığı haberde RTÜK Başkanlığı’nın yanı sıra Halkbank Yönetim Kurulu üyesi de olan Ebubekir Şahin’in eşi Nalan Şahin’in kardeşi Bülent Şenkardeşler’in bir ay önce RTÜK’e Bilgi Teknolojileri Daire Başkan Yardımcısı olarak atandığı iddia edildi. Şahin’in eşi Nalan Şahin’in yakın arkadaşı olduğu iddia edilen Hülya Köksal’ın 2020’de İzleme Dairesinde Daire Başkan Yardımcısı kadrosuna atandığı, Köksal’ın daha önce bir devlet hastanesinde çalıştığı ve RTÜK’teki işine gitmeden maaş aldığı; Şahin’in eşi Nalan Şahin’in de uzun süredir TRT’den “işe gitmeden” maaş aldığı; Ebubekir Şahin’in bacanağı Hasan Taşkın’ın da RTÜK’te çalıştığı öğrenildi. Ancak İsmail Arı’nın RTÜK’teki atamalara ilişkin yaptığı haber, “kişilik hakları” bahanesiyle engellendiği gibi, RTÜK başkanı, haberi yapan İsmail Arı’yı dava açmakla tehdit etmiştir.”
CHP’li Günaydın’ın, T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu Radyo ve Televizyon Üst Kurulundaki (RTÜK) istihdam politikaları ile ilgili soru önergesi:
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu tarafından Anayasa‘nın 98 ve TBMM İçtüzüğünün 96 ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını talep ederim.
Saygılarımla.
Doç. Dr. Gökhan GÜNAYDIN
İstanbul Milletvekili – CHP Grup Başkanvekili
AKP döneminde kamuda liyakatsizlik, göreve gelmeden maaş alma, bankamatik personeli gibi uygulamalar artarak devam ederken, iktidar, mahkemeler eliyle bu türden liyakatsiz atamalarla ilgili haberlere erişim engeli getirmekte; haber kanalları ve muhabirler “yargı sopasıyla” baskı altına alınarak halkın haber alma hakkı sansürlenmektedir. Bunun son örneği RTÜK’teki istihdam politikalarının ve aile bağlantılarının nasıl işlediğini gözler önüne seren atamalara ilişkin haberlere “kişilik hakları ihlali” bahanesiyle getirilen erişim engelidir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararına rağmen halkın haber alma hakkının önüne geçilerek iktidar aleyhine sonuçlanacak haberler erişime engellenmeye devam ediyor, mahkemeler de AYM kararını yok sayıyor.
Birgün gazetesinden İsmail Arı’nın yaptığı haberle kamuoyunda tartışmalara yol açan iddiaya göre RTÜK başkanı Ebubekir Şahin’in bacanağı, eşinin kardeşi ve yakın arkadaşları RTÜK bünyesinde çeşitli pozisyonlarda görev alıyor. RTÜK Başkanlığının yanı sıra Halkbank Yönetim Kurulu üyesi de olan Ebubekir Şahin’in eşi Nalan Şahin’in kardeşi Bülent Şenkardeşler’in bir ay önce RTÜK’e Bilgi Teknolojileri Daire Başkan Yardımcısı olarak atandığı; Şahin’in eşi Nalan Şahin’in yakın arkadaşı olduğu iddia edilen Hülya Köksal’ın 2020’de İzleme Dairesinde Daire Başkan Yardımcısı kadrosuna atandığı, Köksal’ın daha önce bir devlet hastanesinde çalıştığı ve RTÜK’teki işine gitmeden maaş aldığı haberlere yansıdı. Ayrıca Şahin’in eşi Nalan Şahin’in uzun süredir TRT’den “işe gitmeden” maaş aldığı; bacanağı Hasan Taşkın’ın da RTÜK’te çalıştığı öğrenildi.
Ancak Birgün gazetesinin RTÜK’teki atamalara ilişkin yaptığı haber “kişilik hakları” bahanesiyle engellendiği gibi, RTÜK başkanı Şahin haberi yapan İsmail Arı’yı dava açmakla tehdit etmiştir. Söz konusu engelleme kararı aşağıda açıklamasını yaptığımız üzere Anayasaya da hukuk devleti ilkesine de aykırıdır.
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 10 Ocak 2024’te Resmi Gazete’de yayımlanan 2020/76 E., 2023/172 K. sayılı kararı ile 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun‘un bazı hükümleri Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmişti. İptaline karar verilen hükümler, uygulamadaki birçok duruma dair düzenlemeler veya yaptırımlar içeriyordu. Bu değişikliklerden biri de “içeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi” başlıklı 9. maddesiydi. AYM, “kişilik haklarını ihlal ettiği” iddiasıyla internet ortamında yapılan yayın içeriğinin çıkarılması veya erişimin engellenmesini düzenleyen 9. maddenin iptaline karar verdi. Bu düzenlemeyle internet ortamındaki bir içeriğin “süresiz olarak” engellendiğine işaret edilen kararda, “Bu yönüyle kurallar ifade ve basın özgürlüklerine ağır bir müdahale teşkil etmektedir” denilmişti. Mahkeme, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan bazı suçların işlendiği şüphesi halinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) resen içeriğin çıkarılmasına ve erişimin engellenmesi yetkisi verilmesini de Anayasa’ya aykırı bulmuştu. İlgili karar 10 Ekim 2024’te yürürlüğe girecek.
Anayasa Mahkemesinin bahsi geçen iptal kararının yürürlüğe girişinin 9 ay ertelenmesinin nedeni, kanun koyucunun yeni bir kanun yapması içindir. Burada Anayasaya aykırılığı sabit olan bir kanun bulunmaktadır. AYM her ne kadar kanun koyucuya süre vermiş olsa da yürütme bunu uygulamakla yükümlüdür. Başka bir ifadeyle yürütme, AYM iptal kararının 9 ay sonra yürürlüğe girecek olmasını bir bahane olarak gösteremez. Anayasaya aykırı bir kanunu uygulamamalıdır. Aksi taktirde yürütme, AYM’nin iptal ettiği ve fakat yürürlülüğünü ertelediği kararını uygulamazsa tesis ettiği hukuki işlemler dayanak kanunundan yoksun olacağından ilgili muhataplar tarafından daha sonra yargıya taşındığında bütün idari işlemler iptal edilecek, tam yargı davası kapsamında idare onlara tazminat ödemek zorunda kalacaktır.
Bu nedenle, yine bu kapsamda bakanlığınızın ilişkili kurumu Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından bahsi geçen 9. maddeye istinaden erişimin engellenmesi, içeriğin çıkarılması kararı bir hukuk devletinde verilmemelidir. BTK, hukuk devleti ilkesine aykırı bir tutum göstererek Anayasaya aykırılığı AYM tarafından sabit görülen bir kanunu uygulamaktadır.
Buna göre;
- AYM’nin iptal kararından sonra BTK tarafından kaç kez 9. madde dayanak gösterilerek haberlere, yayınlara erişim engellemesi, içeriğin çıkarılması kararı verilmiştir?
- Bu kararların kaç tanesi basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilecek haberler hakkındadır?
- Bu kararların kaç tanesi vatandaşların yaptığı yorumlara ilişkindir?
- “Kişilik hakları ihlali” gerekçesiyle erişim engeli getirilen ve silinmesine karar verilen haberlerin kaçı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesine, AKP kadrolarına ya da iktidara yakın isimlere, şirket yöneticilerine yönelik iddiaları içeren haberlerdir?
- Yayınlara, haberlere ve paylaşımlara getirilen erişim engellemesi sonucunda açılan iptal davası var mıdır? Eğer varsa kaçı idare aleyhine sonuçlanmıştır?
Abone Olun:
➤ Youtube: @gokhangunaydin06
Resmi Site:
➤ Web: gokhangunaydin.net
Takip edin:
➤ Twitter: gunaydingokhan
➤ Facebook: gokhangunaydin06
➤ Instagram: gokhangunaydin06
➤ TikTok: @gokhangunaydin06
➤ Youtube: @gokhangunaydin06
Sosyal Medya Hesaplarımız